Eser Karakaş'tan 'Pelikan, Hilal Kaplan ve kadı kızı' yazısı

Eser Karakaş'tan 'Pelikan, Hilal Kaplan ve kadı kızı' yazısı


Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) 6 Mayıs'ta açıkladığı İstanbul seçimlerini iptal gerekçesindeki AKP itiraz kısmını, 'YSK çaldılar diyor' şeklinde kamuoyuna sunan ve büyük tepki toplayan Sabah yazarı Hilal Kaplan, başını çektiği 'Pelikan' yapılanması nedeniyle AKP içinde de 'kambur' olarak görülse de, şimdilik konumunu koruyor görüntüsü veriyor.

Son olarak, 23 Haziran'da yinelenen İstanbul seçimlerinde Ekrem İmamoğlu'nun zaferini, 'Kandil ve Pensilvanya'yı sevindiren sonuç' olarak nitelemesiyle tepki toplayan Kaplan'a bir eleştiri yazısı da Artıgerçek yazarı Eser Karakaş'tan geldi.


Karakaş, "Dış politika, üniversiteler ve Hilal Kaplan" başlıklı, 2 Temmuz tarihli yazısında, ironik bir üslupla Kaplan'ın dış politikadan iç politikaya hemen her konuda, içini dolduramadığı yüzeysel bir yaklaşımla yazılar kaleme almasını eleştirdi.

"... iddia da o ki, kamuoyunun Pelikan grubu diye bildiği o ilginç yapının da en tepelerinde bir isim. Ama itiraf etmek lazım, Hilal Kaplan çok önemli bir gazeteci; neden böyle söylüyorum, çünkü Türkiye’nin en önde gelen iki sorununa, dış politika ve üniversiteler, çok kısa paragraflarda kitaplarla ancak anlatılabilecek bir çerçevede çok yetkin teşhisler koyuyor" satırlarıyla Kaplan'ın yaklaşımlarındaki sığlığa dikkat çeken Karakaş, Kaplan'ın, 'siyaset ve kültürün doğuya kayacağı' tespitini de şu satırlarla alaya alıyor:

"Dünya üretiminin doğuya kaydığı konusu çok kuşkulu ama “bu kadar kusur kadı kızında bile olur" deyip geçelim çünkü çağımız bilgi çağı ve dünyanın en iyi üniversiteleri ABD ve İngiltere’de, bilgi buralarda üretiliyor, bilgi üretimi nerede ise üretim de orada olacaktır, kalacaktır ama bu kadar hata ihmal edilebilir düzeyde bir hata.

Hilal Hanım doğuya kayan (?) üretimi siyaset ve kültürün izleyeceğini ifade ediyor, işte bu teşhisi çok doğru; Türkiye de bu küresel gelişmenin dışında kalamayacağı için bizim siyasi ve kültürel yapımız da üretimin kaydığı yerlerle, mesela Çin ile, Rusya ile benzeşecek, ifade özgürlüğü mesela Çin düzeyine yükselecek, toplantı ve gösteri yürüyüşleri hukuku da Rusya ve Çin gibi olacak, din ve inanç özgürlükleri de bu ülkeler gibi olacak. Burada küçük bir Çin Türkleri problemi var ama dediğim gibi “bu kadar kusur kadı kızında bile olur."

Ardından Kaplan'ın üç yıl önceki bir yazısını hatırlatan Karakaş, Kaplan'ın üç yıl önce YÖK Başkanı, İstanbul Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü ve Boğaziçi Üniversitesi Kurumsal İletişim Direktörü'ne gazetecilik tuzağı kurarak üniversiteden atılmaları yazdığını, 'YÖK Başkanı'nın, bir üniversite görevlisinin kendi kurumlarında çalışan profesörlerin atılacağını müjdelediğini' hatırlatıyor.

Karakaş, Kaplan'ın 7 Eylül 2016 tarihli yazısını işaret ederek, "Sayın Kaplan’ın üniversitelerin içinde bulunduğu acıklı durumu sergileyişi ile Türkiye’nin yeni Çin-Rusya ekseni arasında da çok önemli bir siyasal link var; bu linki görmüş olması da Hilal Kaplan’ın başarılı gazeteciliğinin yanı sıra akademik yetkinliğinin de bir karinesi" yorumunu yapıyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ