Erdoğan Türkiye'yi tehlikeye atacak büyük kumar oynuyor!

Türkiye bugün bir beka sorunu ile karşı karşıya… Ama bu problemi çözmesi gereken Erdoğan ise kendi istikbali için Türkiye’nin istiklali ile oynuyor.
S-400’ÜN EGZOZ BORUSU!

Kaldığımız yerden devam edelim.

Pazartesi yayımlanan “Erdoğan Cumhuriyeti” başlıklı yazımızda “Bize dayatılan sanal gerçeklik dışında, her geçen gün büyüyen bir dip dalga var” demiştik.

Bu dip dalganın Türkiye’de iktidar savaşını tetiklediği vurgusunu yapmıştık.

Şüphesiz içerideki kavganın uluslararası aktörlere bakan yönleri de var.

 

İKİ AYAKLI STRATEJİ

Şöyle izah edelim.

Erdoğan tek adam rejimini devam ettirebilmek için yaklaşık iki yıldır çok tehlikeli bir kumar oynuyor.

Stratejisinin iki ayağı var.

1) Demokrasi ve hukuk diyen Batı blokunu terk etmek.

2) Rusya ile ittifak kurmak.


Bu konuda epey mesafe almış durumda…

İç kamuoyu, büyük oranda AKP ve MHP tabanı, “kıskanıyorlar” etiketiyle ikna edilmiş görünüyor.

Yani…

ABD ve Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği ve NATO, Türkiye’nin büyümesini istemiyor.

Dolayısıyla…

Erdoğan’ın, Batı kampını terk edelim tezinin bugün bir karşılığı var toplumda…

 

RUSYA ACELE EDİYOR

Tamam, AB ile ilişkileri keselim, NATO’dan çıkalım…

Ancak ortada çok ciddi bir “güvenlik” meselesi var.

Erdoğan bu açığı da Rusya ile telafi etme niyetinde…

Son günlerde yoğunlaşan S-400 haberleri Erdoğan’ın “nihai karar” için iyice köşeye sıkıştığını gösteriyor bize…

Son iki günde Rusya’nın askeri ihracat şirketi Rosoboronexport’tan iki açıklama geldi.

Mesaj hep aynı…

-Türkiye’nin satın almak istediği S-400 füze sistemi için hazırlıklar tamamlandı.

-Teknik konular çözüldü, iş imzaya kaldı.


Ne demek istiyor Rusya?

Acele edin ve kararınızı verin artık…

 

ABD RAHATSIZ

Erdoğan için “karar anı” gelmiş durumda…

Fakat bir gözü de Washington’da…

ABD Savunma Bakanı Mattis, “Bir takım pürüzler aşıldı. İş imza aşamasında” diyen eski Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’a cevap vererek Erdoğan’ın merakını giderdi aslında…

Ne dedi Mattis?

1) Türkiye’nin egemen bir devlet olarak Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alma hakkı var.

2) Ancak S-400’lerin NATO sistemiyle nasıl eşgüdümlü çalışacağı büyük bir sorun…


Mattis’e göre her iki sistemin uyumlu çalışması mümkün değil.

Diplomatik dille diyor ki…

-Bu tercih çok ciddi bir konu…

-Sadece eşgüdüm meselesini halletmek de sorunu çözmez…

 

KÜRT DEVLETİ ENDİŞESİ

Sorun ne peki?

3 milyar dolarlık S-400 meselesinin arka planında ne var?

Bu sorunun cevabı, iç içe geçmiş iki konuyla yakından ilgili…

1) Türkiye’nin saf değiştirmesi…

2) Irak ve Suriye’de Kürt devleti kurulması…


Türkiye bugün bir beka sorunu ile karşı karşıya…

Ama bu problemi çözmesi gereken Erdoğan ise kendi istikbali için Türkiye’nin istiklali ile oynuyor.

Ne yapıyor?

Washington ile Moskova arasında “şantaj” politikası uygulayarak Türkiye’nin güvenliğini riske atıyor.

Kafasında kurguladığı denklem çok basit…

1) ABD ve Avrupa, Irak ve Suriye’de Kürt devleti kurmak istiyor.

2) Irak’ta Barzani’ye, Suriye’de PKK’nın uzantısı YPG’ye destek veriyor.

3) Rusya, İran ve Suriye ise Kürt devletine karşı çıkıyor.

4) O halde ben ABD’ye karşı Rusya ve müttefikleri ile ittifak kurabilirim.

 

ULUSALCILARLA KUTSAL İTTİFAK

Erdoğan bu konuda yalnız değil…

Başını Doğu Perinçek’in çektiği Ulusalcı grup da aynı kanaatte…

Yaklaşık 20 yıl önce MGK eski Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç, “Rusya ve İran’la ittifak kuralım” tezini dile getirmişti.

Şimdi Erdoğan iktidarda kalabilmek için içeride Ulusalcı kanat, dışarıda Rusya ve İran’la aynı safta buluşup Türkiye’yi ateşe atıyor.

65 yıldır Sovyet-Rus tehdidine karşı NATO şemsiyesi altında, güvenliğini ABD ve Batı’ya emanet eden Türkiye’nin geleceğini, kendi iktidarı karşılığında Rusya ve İran’a “ipotek” olarak veriyor.

Ulusalcılar neden Erdoğan’a ölümüne destek oluyor peki?

1) Kendilerine tehdit olarak gördükleri Cemaat’i Erdoğan eliyle bitirmek istiyor.

2) Türkiye’nin yönünü Batı’dan Doğu’ya çevirmek istiyor.

3) Kürt devletini engellemek istiyor.


Gördüğünüz gibi “kutsal bir ittifak” karşımızda…

 

ABD İLE GÜVEN BUNALIMI

Rusya ile İran, Erdoğan ve Ulusalcı kanat arasındaki işbirliğinden memnun…

Türkiye’nin, Erdoğan liderliğinde kendileriyle ittifak kuracağı masallarına inanmasalar da destek veriyorlar.

Amaçları Ankara ile Washington arasındaki güven bunalımını derinleştirmek…

Nitekim bunda başarılı da oldular.

15 Temmuz ve Suriye politikasında, NATO müttefiki iki ülke arasında derin bir uçurum var artık…

Meselâ…

Türkiye, ABD’nin IŞİD’e yönelik Irak ve Suriye’deki askeri harekâtlarına gönülsüz destek verdi.

ABD de IŞİD’e karşı Türkiye’nin, terör örgütü PKK’nın Suriye kolu olarak gördüğü YPG ile işbirliği yapmayı tercih etti.

YPG’ye ağır silahlar gönderdi.

El Bab operasyonu ile Kürt kantonları arasındaki bağlantıyı koparmaya çalışan Türkiye’nin arkasında yer almadı.

Rusya ve İran ise Ankara’yı teşvik etti.

 

15 TEMMUZ TEZİNE DESTEK VERMEDİ

Şimdi Türkiye, Suriye’nin kuzey batısındaki Afrin’e askeri operasyona hazırlanıyor.

Rusya, İran ve Türkiye bir tarafta…

ABD ve koalisyon güçleri ise diğer tarafta…

Washington-Brüksel-Ankara hattındaki gerilimi artıran bir diğer unsur da ABD ve AB ülkelerinin 15 Temmuz’da yaşananlara temkinli yaklaşması…

Erdoğan’ın “Cemaat planladı” tezine destek vermemesi…

ABD’nin, İran asıllı işadamı Reza Zarrab’ı serbest bırakmaması…

Fethullah Gülen Hocaefendi’yi iade etmemesi…

ABD, Almanya ve diğer AB ülkelerinin Hizmet gönüllülerine sahip çıkması…

 

PAPAZ VE DENİZ YÜCEL REHİN

Bütün bunlar Erdoğan’ı çileden çıkarmış durumda…

Amerikalı papazı, Alman vatandaşı gazeteciyi ve insan hakları aktivistlerini pazarlık için hapiste “rehin” tutuyor.

Diğer yandan da denize düşen yılana sarılır misali…

ABD ve AB ülkelerine kızıp Rusya ile flört ediyor.

Erdoğan için zor bir durum…

Asıl zorluk çekecek olanlar ise Erdoğan’ın peşinden gidenler…

Her dediğine inanan geniş yığınlar, hadiselere Erdoğan’ın gözlüğü ile bakıyor.

Verdiği gazla sokaklara dökülüyor.

Darbeyi, tankların egzoz borusuna tişört sokarak engellediklerini zannediyor.

Ne büyük yanılgı…

Faydası olur mu bilmem…

Ama yine de vazifemizi yapıp onları buradan uyaralım.

 

EGSOZ BORUSU ARAMAYIN

Gördüğünüz gibi manzara üç aşağı beş yukarı böyle…

Bir tank egzoz borusuna tişört sokularak bozulmaz.

Alman Leopar tanklarını üreten firma da açıklama yaptı geçenlerde…

“Sırtındaki tişörtünü tankın egzoz borusunun içine, afedersiniz tıkamak suretiyle onu çalışamaz hale getiren imandır, iman” diyen Erdoğan’ı tekzip etti.

Olur ya…

Yarın, “Reis” menfaati icabı ABD ile yeniden işbirliği yapabilir.

Rusya ile yaptığı gizli anlaşmalardan çark edebilir.

“S-400 almaktan vazgeçtik” diyebilir.

Bunun üzerine Rus lider Putin’le karşı karşıya gelebilir.

İşte o zaman Erdoğan’ın gazıyla yine sokaklara dökülmeyin.

S-400’leri durdurmak için egzoz borusu falan aramayın.

Putin’in öfkesini dindirmek, Rusya’nın acımasız yüzünü örtmek için tişört de yetmez, üzerinizdeki don, gömlek, fanila da…

Benden söylemesi…

Vehbi Şahin/tr724
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ