Emre Soncan’a Gülen Hareketine terör örgütü demediği için 'örgüt yöneticiliği' davası

Gazetecilerler birlikte yargılandığı davadan mahkeme tarafından dosyası ayrılan Gazeteci Emre Soncan'a Gülen Hareketi'ne terör örgütü olarak görmediğini söylemesinden dolayı mahkemeden gözdağı gibi yeni dava açıldı.
‘CEMAAT’E TERÖR ÖRGÜTÜ DEMEZSEN, ÖRGÜT YÖNETİCİLİĞİNDEN YARGILARIM’ başlıklı yazıda Ali Adil Çakar, Gazeteci Emre Soncan'a ilişkin bir yazı kaleme aldı. 

Mahkemenin özel muameleyle cezalandırmaya çalıştığını kaydeden Çakar, TR724'teki yazısında şu şekilde devam etti;

Yaklaşık 20 aydır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Gazeteci Emre Soncan (36) için yeni bir iddianame hazırlandı. Daha önce diğer 29 gazeteci ile birlikte ’silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlaması ile yargılanan Soncan’ın dosyası, tam karar duruşmasına gelindiğinde diğerlerinden ayrıldı. Mahkeme başkanı bunun gerekçesini, “Hakkında yeni bir dava var. Mevcut dosyan, diğer dava ile birleştirildi. Artık yeni davada yargılanacaksın” diye açıkladı.


Soncan hakkında hazırlanan yeni iddianamede ise ‘silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek’ suçlaması yöneltiliyor. Bunun sebebi, cep telefonu haberleşme uygulaması ByLock’u indirdiği ve kullandığı iddiası. Oysa mevcut iddianamede diğer bazı gazeteciler için de Bylock kullanma suçlaması vardı. Hukukçular, ByLock’un pekala mevcut davadaki suçlamalar arasına eklenebileceğini, dolayısıyla yeni bir iddianameye gerek olmadığını, sadece bir ek suçlama ile yargılamanın yapılabileceğini belirtiyor.

Bu kararın hukuki teamüllere aykırı olduğuna dikkat çekilirken Soncan’a özel bir muamele yapıldığı öne sürülüyor. Genç gazeteci Soncan, duruşmalarda hakimin sorusu üzerine “Gülen Hareketi’ni terör örgütü olarak görmüyorum” demişti. Bu nedenle cezalandırıldığı ve daha ağır bir cezaya çarptırılmak istendiği yorumu yapılıyor. Bu bir nevi, “Terör örgütü demezsen seni terör örgütü yöneticiliğinden yargılarım” davası… Soncan, 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile yargılanacak.

Emre Soncan, hükümet tarafından 4 Mart 2016 tarihinde el konan ve daha sonra Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Zaman gazetesinin Cumhurbaşkanlığı ve savunma muhabiri idi.

15 Temmuz darbe girişiminden 10 gün sonra gözaltına alındı. Aynı soruşturmada gözaltına alınan 21 gazeteci ile birlikte 29 Temmuz’da tutuklandı. Daha sonra aynı dosyadan tutuklananlarla birlikte bu sayı 27’ye yükseldi. 2 gazeteci ise firari konumdaydı. Bu nedenle karar aşamasında onların dosyası da tefrik edildi.

İddianame, Mart 2017’de hazırlandı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, 7-8 Mart 2018’deki son duruşmalarla karara bağlandı. 1 gazeteci beraat ederken geri kalan 25 gazeteciye 2 yıl 1 ay ila 7 yıl 6 ay arasında değişen cezalar verildi. Emre Soncan’ın dosyası da tefrik edildiği için bu davada onunla ilgili karar çıkmadı.

TEK SUÇLAMA BYLOCK

Hakkında hazırlanan 5 Şubat 2018 tarihli yeni iddianame de İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Bu yeni iddianamede Soncan’ın akrabası M.A.’ya ait bir telefona Bylock uygulaması indirdiği belirtiliyor. Başkaca herhangi bir suçlama yok. Bundan dolayı silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlaması ile karşı karşıya.

Soncan, ilk kez hakim karşısına çıktığı 29 Mart 2017 tarihli duruşmada, “Gülen Hareketi’ni bir terör örgütü olarak görmüyorum.” demişti. Bu ifadeyi kullanmasının sebebi, hakkındaki suçlamalardan birinin, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası kişisel twitter hesabından paylaştığı, “Bu tweet’i attığım için gözaltına alınır mıyım bilmiyorum ama bu alçak cuntanın arkasında Gülen Hareketi olduğu iddiasını makul bulmuyorum” şeklindeki mesajdı.

29 Mart’taki duruşmada hakim kendisine, “FETÖ’yü bir terör örgütü olarak kabul ediyor musun?” sorusunu yöneltmesiydi. Soncan, şu cevabı vermişti: “Tabi Savcı Bey herhalde heyecandan bu tweet’in öncüllerini ve ardıllarını iddianameye koymayı unutmuş. Halbuki gerek bundan önceki gerek bundan sonraki mesajlarımda darbenin karşısında olduğumu ve bu girişim karşısında seçilmiş iktidarın yanında yer almanın bir demokrasi ödevi olduğunu açık şekilde vurguladım. Hatta darbe gecesi hem iktidardan hem muhalefetten bir çok isim kimin kazanacağını beklediği için sessizliğe bürünürken ben girişim devam ederken demokrasinin tarafında olduğumu net bir şekilde ifade ettim. Avukatım bu mesajları mahkemenize iletecektir. O tweet’imin içeriğine gelince; 248 yurttaşımızın hayatına mal olan bu cuntanın arkasında, Ortadoğu’da haritaların yeniden çizildiği bir dönemde Ankara’nın eksenini değiştirmeye ve onu belli bir bloğun içine itme amacı taşıyan yabancı istihbarat örgütleri olduğu kanaatini taşıyorum. Gerek tutuklanmadan önce gerek tutuklanmadan sonra yaptığım açık kaynak okumaları ve geçmiş birikimlerimin ışığında oluşturduğum bu paradigmanın sonucunda da Gülen Hareketi’ni bir terör örgütü olarak görmüyorum. Söylediklerimin içinden geçtiğimiz bu olağanüstü süreçte, hakkımda verilecek karara menfi tesir yapabileceğinin farkındayım. Fakat özgür bir gazeteci inandığı doğruları kendisine saklayamaz. Bunları ahval ve şerait ne olursa olsun açıklamakla yükümlüdür.”

Emre Soncan’ın yargılama süreci yeni baştan başlarken ilk duruşmasının ne zaman olacağı belli değil.


 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ