Delil bulamıyoruz vatandaşlıktan atalım

AKP'nin vatandaşlıktan atma projesinin arka planı ve doğuracağı sonuçlar..
680 Sayılı KHK ile yurtdışında bulunan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, vatandaşlıktan atılmasının yolu açıldı.

Buna göre terör ve ülke güvenliği aleyhine işlenen bir takım suçlarda yargılanan şahıslardan yurt dışında bulunanlara yapılacak çağrı üzerine 3 ay içerisinde yurda dönerek yargılanması beklenecek aksi taktirde bakanlar kurulu kararıyla vatandâslıktan çıkarılabilecek.

Hemen söyleyelim bu düzenleme Tayyip Erdoğan' ın seçim propagandasının bir parçası olması nedeniyle KHK'ya konuldu. Zira kişiye özel çıkarılan bir düzenleme. Düzenlemede kim için çıkartıldığı yazılmasa da bir şahıs için çıkartıldığını kolaylıkla tahmin edilebiliyor.

Yasalarımızda vatandaşlığın kazanılması ve kaybedilmesi ayrıntılı bir şekilde düzenlenmişken OHAL döneminde bu KHK ile düzenleme 1980 askeri darbesi sonrasında Milli Güvenlik Konseyi kararlarıyla vatandaşlıktan çıkartılanları akla getirecek cinsten.

İkinci olarak bu düzenleme açıkça Anayasa' ya aykırı. Çünkü vatandaşlığı düzenleyen 66. maddede:
-Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
-Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür.
-Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
-Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
-Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz demektedir.

Anayasamızın bu maddesine göre kişiler ancak 5901 sayılı Türk Vatandaşlık Kanununda sayılan haller ve usullerde vatandaşlıktan çıkarılabilirler. Bunun dışındaki şekil ve şartlarda konumuz bağlamında 680 sayılı KHK nın ilgili maddesi ile yapılan düzenleme bu nedenle açıkça Anayasanın 66.maddesine aykırıdır.

Kişinin bir suçtan şüpheli veya sanık olması suçlu olduğu anlamına gelmediğinden, vatandaşlığın kaybettirilmesi gibi geçici nitelikte olmayan bir karar verilmesi, koruma tedbirlerinin kalıcı bir etki doğurmaması şeklindeki temel ilkeye de aykırıdır. Kanunda söz konusu suçlardan mahkûm olanlar için bile vatandaşlığın kaybettirilmesi şeklinde bir yaptırım öngörülmezken bu suçlardan şüpheli-sanık olanlar için bunun düşünülmesi, kendi içinde çelişkidir.

Bir kişinin kişisel hırslarını karşılık bulması için yapılsa da düzenleme daha bir çok noktada sakıncalar barındırıyor. Bu şekilde vatandaşlıktan çıkartılacak kişi uluslararası hukuk bakımından "haymatlos" sayılacaktır.

Türkiye'nin de taraf olduğu 1954 tarihli Vatansız Kişilerin Statüsüne Ait Sözleşme hükümleri uyarınca vatansız bırakılan kişi o ülke nezdine artık tamamen yabancı ülke vatandaşı statüsündedir. Vatansız kişi ikamet ettiği ülkenin kanunlarına tabi olacaktır.

Sözleşme vatansız kişilerin vatandaşlığa alınması yollarının kolaylaştırılmasını öngörmekte buna göre ikamet edilen ülkelerde kalanan süreye göre kişilere o ülkenin vatandaşlığına geçme hakkı tanınmaktadır.

Somut konumuza dönersek 680 sayılı KHK ile getirilen düzenleme kaş yapayım derken göz çıkarma deyimine adeta davetiye çıkarmaktadır. Bu şekilde vatansız bırakılan bir kişinin ulusal hukukta artık tamamen bir yabancı konumuna gelecektir. Bu kişinin başka bir ülkede bulunması halinde o ülkede mülteci statüsünde bulunacaktır.

Ayrıca Vatansızlığın Azaltılmasına Dair BM Sözleşmesine taraf devletler nezdinde ikamet ettiği ülkenin vatandaşlığına geçmesi daha kolay olacaktır.Yukarda belirtildiği gibi vatansız bırakılan kişi artık tamamen yabancı statüsünde olduğundan bu kişinin ülkede yargılanması ve suçluların iadesi hükümlerinin uygulanması güçleşecektir. Zira istenilen kişiyle isteyen ülke arasında vatandaşlık gibi bir bağ bulunmadığından iade şartları daha
zorlu olacaktır.

Uluslararası ceza hukukunda genel ilke vatandaşın yabancı bir ülkeye iade edilmemesidir. Şu halde Türkiye’nin vatandaşlıktan attığı ve yabancı bir ülkenin vatandaşlığa aldığı kişilerin Türkiye’ye iadesi mümkün olmayacaktır.

Bütün bu hukuki durumlar gözden geçirildiğinde KHK ile yapılmak istenen ile zihnin arka planında saklanan amacın aynı olmadığı açığa çıkacaktır. 680 sayılı KHK ile istenilen amaç aslında herhangi bir delil sunulamadığı için iadesi sağlanamayan bir vatandaşın, vatandaşlıktan çıkartılarak iadesini imkansız hale getirmeye çalışmaktır. Böylece bütün sorumluluk üzerlerinden atılmaya çalışılmaktadır.

 Aktifhaber-Özel
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ