Bütün boyutlarıyla El Nusra'nın Emniyet yapılanması

El Nusra'nın emniyet teşkilatındaki yapılanması: ESEDULLAH TİMİ
Mevlüt Mert Altıntaş isimli çevik kuvvet polisi, El Nusra terör örgütü adına Türkiye tarihinin en utanç duyulacak suikastlerinden birine imza attı. 

Türkiye Cumhuriyeti polis teşkilatında Radikal İslamcı bir polisin ya da El Nusra, El Kaide unsurlarının Türk Polis teşkilatına yerleşmesinin öyküsü ise AKP'nin devlette adım adım uyguladığı dönüşümle ilgili.




GÜNEYDOĞU'DAKİ ESEDULLAH TİMLERİ
Emniyet teşkilatındaki radikal dinci zihniyet ilk olarak 7 Haziran seçimlerinden sonra Güneydoğu şehirlerine başlatılan operasyonlarda uç verdi. Emniyet teşkilatında yaklaşık 15 bin polis bu süreçte tasfiye edilmiş ve yerlerine 4 aylık kurslarla binlerce polis alınmıştı. Özellikle de Özel Harekat ve Çevik Kuvvet gibi ağır silahlar kullanabilen birimlere.

Bu süreçte yakılıp yıkılan Güneydoğu illerinde duvarlarda "Esedullah Timleri” yazan, şahadet parmağını kaldırarak tekbir getiren özel harekatçılar görüldü. 

Esedullah Timi,  HDP ve CHP’li milletvekillerinin hazırladığı soru önergeleri ile Meclis’e taşınsa da söz konusu polis ya da DAİŞ örgütünün emniyet birimi içerisindeki durumuna ilişkin tek bir soruşturma açılmadı. 


POLİSTEN ‘YAŞASIN IŞİD’ SLOGANI

Tüm dünyada “terör örgütü” olarak kabul edilerek onlarca devletin koalisyonu ile mücadele edilen DAİŞ’in Kobanê’ye dönük saldırıları esnasında Türkiye’de gerçekleştirilen 6-7 Ekim protesto eylemlerinde bir polis memurunun şahadet parmağını kaldırarak, “Yaşasın IŞİD” sloganı atması uzun süre gündem olmuştu. Van'ın Başkale ilçesinde 7 Ekim günü tüm ilçeye yayılan IŞİD'i protesto eylemi sırasında kitleye müdahale eden bir çevik kuvvet polisiydi parmağını havaya kaldırıp "Yaşasın IŞİD" sloganı atan.

Aradan aylar geçecek ve başka bir Çevik Kuvvet polisi olan Mevlüt Mert Altıntaş, bu kez Arapça, “Beni buradan ancak ölüm alır. Cihada biat ettim ve şehadeti hedefliyorum. Şehadetten başka bir şeyi hedeflemeyiz” diyerek El Nusra adına Rusya'nın Ankara Büyükelçisini katledecekti. 


ŞEHADET PARMAĞI KALDIRMAK TİM İŞARETİ OLDU

Türkiye’nin Suriye’deki gruplara destek verdiği yönündeki tartışmaların temel gündemi olduğu 2014 yılında, 9 Ekim günü Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde de Kobanê’ye destek eylemleri gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen eyleme müdahale eden polis, Cebeci Kampüsü’ne girerek 20’yi aşkın öğrenciyi gözaltına aldı. Ancak bu olaylar esnasında çekilen bir fotoğraf gündeme oturdu. Çekilen fotoğraflarda topluca kampus içine giren çevik kuvvet polislerinin şehadet parmaklarını kaldırdığı görülüyordu. Ancak daha sonra yapılan açıklamalarda ise bu durumun çevik kuvvetin polislerinin toplu hareketleri için yapılan tim işaretleri olduğu iddia edilerek, olayla ilgili herhangi bir soruşturma açılmadı.


(Özel harekat polisleri duvarlara Rusya karşıtı sloganlar yazarken)

ESEDULLAH TİMLERİ TÜREDİ

Türkiye’nin bu gruplarla olan işbirliği ve desteği muhalefet partilerince sık sık gündeme getiriledursun, Güneydoğu'da operasyona giden özel birlikler arasında “Allah’ın aslanları” anlamına gelen Esedullah Timleri türedi. Emniyet içindeki bu paramiliter grup, bulundukları merkezlerde duvarlara “Kanımız aksa da zafer Allah’ındır” şeklinde yazılamalar yapmaktan geri durmadı. Meclis çatısında yürütülen tartışmalar da “DAİŞ’in Türkiye yapılanması” şeklinde değerlendirilen Esedullah Timleri hakkında hükümetçe herhangi bir girişimde bulunulmadığı gibi, HDP’nin Esedullah Timleri’ne ilişkin Meclis’e sunduğu grup önerisine cevap veren AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, adeta bu paramiliter güçleri savundu. Cevabında bu timlerin bölgede kurulan hendek ve barikatlar karşısında ilerleyemeyen devlet güçlerine bir destek olduğunu kabul eden Can, "Evet yaşlıların çocukların öldürüldüğü bir ülke haline geldik, kim katlediyorsa Allah onları lanetlesin, Allah onların belasını versin. (Esadullah Timleri’ne ilişkin) Bizim orada bir laf vardır arkadaşlar çalma el kapısını çalarlar kapını” sözlerini sarf ederek bu timleri sahiplendi. 



TEKBİRLERLE ‘ZAFER’ KUTLANDI

Sokağa çıkma yasağının ilan edildiği Şırnak, Mardin, Diyarbakır, Hakkari gibi kentler ağır silahlarla yerle bir edilirken, asker ve polisler operasyonların tamamlanmasının ardından tekbirler eşliğinde “zafer” kutlaması yapmıştı. Bu kutlamalar yine güvenlik güçlerince kayda alınıp ana akım medyada servis edilse bu görüntüler hakkında tek bir soruşturma açılmadı.


ESADULLAH TİMİ YÜKSELDİ
Güneydoğu'da Hükümete göre başarılı operasyonlar yapan ve şehileri yerle bir eden, duvarlara Esadullah Timi yazan görevliler peş peşe terfi aldı. 7 Haziran sonrasındaki süreçte Güneydoğu'yu yakıp yıkan polis amirleri Türkiye'nin en kritik konumlarına getirildiler. Tabi ki yanlarında duvarlara "Esedullah Timi" yazan ekiplerini de alarak.


Güneydoğu'da duvarlara sprey boyayla yazılan Esedullah Timi yazıları ve radikal İslamcı sloganlar, artık Başkent Ankara'da yabancı diplomatların kanıyla yazılıyor. Ve yine AKP'nin gözbebeği olan yeni nesil İslamcı Polisler tarafından.  



DEVLET DAHA ÖNCE DE YAPMIŞTI
Güneydoğu'da radikal islamcıları kullanmak devletin geçmişte de uyguladığı bir yöntem. PKK'ya karşı Hizbullah, bizzat devletin himayesinde desteklenmiş, büyütülmüş sonra durdurulamamıştı. Başkent Ankara'da onlarca mezarev ortaya çıkmış, Hizbullah pekçok suikaste imza atmıştı. Şimdi yaşanan filmin tekrarı. Erdoğan Rejimi de Kürtlere karşı Esedullah Timi gibi paramiliter yapıları kullandı.Farkı bu grupları doğrudan güvenlik birimleri kadrolarına yerleştirmesi oldu. Bu nedenle fatura daha ağır oldu ve uluslararası çapta suikastleri beraberinde getirdi. 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ