Bunlara ekmek bile vermeyin!

Ve biliyoruz ki “bu attıklarımıza ekmek bile vermeyin” dense bu emri başüstüne deyip uygulamaya teşne mebzul miktarda AKP’li fırıncı mevcuttur artık.
Ömer Laçiner Birikim Dergisi'nde yayınlanan son yazısında AKP'nin topluma pompaladığı ideolojiyle ilgili gözden kaçırılan önemli bir noktayı gözler önüne serdi. Laçiner'in yazısını özetliyoruz:

-AKP yönetimi ve onun “milletimiz” dediği birinci destek halkasını oluşturan kitle için, vicdan ve hukuk, kendi özgül çıkarları karşısında hiçbir değeri olmayan kelimelere dönüşmüş durumda çoktan.

-Temmuz’dan beri AKP yönetiminin “darbecilerle ve terörle mücadele” adı altında yaptığı kıyımın Cumhuriyet tarihinin benzer zulüm ve baskı dönemlerinde yapılanların toplamını çoktan aşmış olması ve ayrıca böylece mağdur edilmişlerin sigortalı çalışma haklarını bile tanımayan insafsızlıktaki talimatları bu kesimde herhangi bir insani tepkiye yol açmadığı gibi, hararetle savunulabiliyor. Ve biliyoruz ki “bu attıklarımıza ekmek bile vermeyin” dense bu emri başüstüne deyip uygulamaya teşne mebzul miktarda AKP’li fırıncı mevcuttur artık.

-Bu hale gelmişlik/düşmüşlük, AKP muhaliflerine karşı duyulan salt siyasal nedenlere dayalı öfke-düşmanlık hislerinin aşırılığı ile açıklanamaz sadece.

-Çünkü, son yıllardaki icraatının tamamına bakıldığında AKP iktidarının küçük taşra kasabalarına özgü bir dindar-muhafazakârlığın düşünüş/davranış kalıplarını gittikçe daha fazla öne çıkarmakla da yetinmeyen; onları egemen, belirleyici/norm statüsüne koyan bir siyaset/strateji izlediği görülür.

-Vasatinin, vasat ve altı değer, ölçüt ve kalıplara sarılmış bir muhafazakârlığın, salt sayısal gücüne, aşağı sayılmış olmanın öfke yoğunluğuna, saldırganlığına dayanarak, kendisine karşı yükseklik ve üstünlük iddiasında bulunabilecek –muhafazakârlar dindarlar da dahil– herkese karşı “teyakkuz hali”nde olmasını gerektiren, bu hali sürekli kılmaya matuf bir stratejidir bu.

-Dolayısıyla AKP iktidarının özellikle eğitim-öğretim alanındaki icraatını yalnızca siyasal terimlerle tanımlamak, onun işte bu “nitelik”e karşı kompleksli tutumunu gözden kaçırmak, hatta ikincilleştirmek vahim bir hata, eksiklik demektir.
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ