Batı’ya öfke, Çin’e hoşgörü!

"Erdoğan’ın çıkışı öncesinde, Fransa’da ‘Türk mallarının boykot edilmesi’ için herhangi bir açıklama yapılmadı. Erdoğan ya yanlış biliyor ya da Fransa’ya tepkiyi artırmak için bilerek ve isteyerek yalan söylüyor."


TR724'ten İlker Doğan'ın haberine göre Karikatür krizi sonrası bir öğretmenin kafasının kesilmesi ve ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un İslam’a yönelik sözleri Müslüman ülkelerin sert tepkisine neden oldu. Katar, Kuveyt, Cezayir, Sudan, Filistin ve Fas’ın yanı sıra birçok ülkede Fransız ürünleri boykot edilmeye başlandı. Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ‘boykot’ çağrısı yaptı. Millete seslenen Erdoğan, “Sakın Fransız markalara asla iltifat etmeyin, bunları sakın almayın,” dedi. 

Batılı herhangi bir ülkenin İslam’a karşı en küçük sözleri İslam dünyasında ‘boykot’a neden olabiliyor. Bunun çok sayıda örneği var. Çin, yıllardır Doğu Türkistan’da yüzbinlerce Uygur’u işkenceden geçiriyor, sistematik olarak soykırım uyguluyor, İslam’a en ağır hakaretleri yapıyor. Çin televizyonlarında Hz. Peygamber’e (sas) iftiralar atılıyor, çizimleri yayınlanıyor. Ancak ne Türkiye, ne bir başka İslam ülkesi Batı’ya gösterdiği tepkinin onda birini Çin’e gösteremiyor. Daha iki hafta önce Çin’e yaptığı zulümleri durdurması için 39 ülke ortak bir mektup yazdı. ‘Kınama’ mektubunu imzalayanlar arasında ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya, Belçika, İsveç, İtalya vardı ama Türkiye yoktu! 


Fransa’da 16 Ekim’de Hz. Muhammed’in (sas) karikatürlerini derste öğrencilerine gösterdikten sonra bir öğretmenin başının kesilerek öldürülmesiyle yükselen tansiyon, Macron’un açıklamaları ve karikatürlerin binaların duvarlarına yansıtılmasıyla daha da büyüdü. İslam dünyası Fransa’ya tepkili. Katar, Kuveyt, Cezayir, Sudan, Filistin ve Fas’ın yanı sıra birçok ülkede Fransız ürünleri boykot edilmeye başlandı. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan da önceki gün, “Nasıl Fransa’da Türk markalı bir mal satın almayın deniliyorsa…” diyerek başladığı sözlerini, “Sakın Fransız markalara asla iltifat etmeyin, bunları sakın almayın.” şeklinde tamamladı.

FRANSA: TÜRKİYE’NİN BİZE OLAN İHTİYACI DAHA FAZLA

Öncelikle Erdoğan’ın çıkışı öncesinde, Fransa’da ‘Türk mallarının boykot edilmesi’ için herhangi bir açıklama yapılmadı. Erdoğan ya yanlış biliyor ya da Fransa’ya tepkiyi artırmak için bilerek ve isteyerek yalan söylüyor. Fransa Ticaret Bakanı Franck Riester, boykotların etkisinin ne olacağını söylemek için erken olduğunu ifade etti. Riester, RTL radyosuna yaptığı açıklamada da Türkiye’nin boykot çağrılarına karşılık ‘Türkiye’ye misilleme olmayacağını’ söyledi. Riester, dünkü açıklamasında ise, “Türkiye’nin Avrupa’ya ve Fransa’ya ihtiyacı bizim onlara olan ihtiyacımızdan daha fazla,” dedi. Fransa Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire ise boykot çağrılarını kınayarak zarar gören şirketlere destek sağlama sözü verdi. 

İSLAM DÜNYASI ÇİN’E SESSİZ!

Fransa’ya yönelik İslam dünyasından yapılan ‘boykot’ çağrıları sonrası Çin’in Uygurlara yönelik soykırım uygulamaları yeniden gündeme geldi. Eğer İslam dünyası gerçekten samimi ise Çin de yıllardır İslam’a ve Hz. Peygamber’e (sas) hakaret ediyor. Ancak bugüne kadar ne Türkiye’den ne de bir başka İslam ülkesinden Çin mallarına boykot çağrısı yapılmadı. Çin hükümetine göre sakal bırakmak, Kur’an okumak, namaz kılmak ya da yurt dışına seyahat etmek tutuklanma nedeni. Ancak tutuklanmanız ve toplama kamplarında sözde ‘eğitime’ alınmanız için bunları yapmanıza da gerek yok. Zira Çin’e göre Müslümanların tamamı ‘akıl hastası’ ve tedavi edilmeli.

SOYKIRIM GÖRMEZDEN GELİNİYOR

Doğu Türkistan’daki Uygurlar, Çin tarafından ‘eğitim merkezi’ dediği toplama kamplarında yıllardır işkenceden geçiriliyor. BM’ye göre 1 milyon civarında Uygur, Çin’in ‘eğitim’ merkezi olarak tanımladığı ‘beyin yıkama’ kamplarında soykırıma uğruyor. Rakamın 3 milyona yakın olduğunu söyleyen araştırmalar da var. Washington merkezli Doğu Türkistan Milli Uyanış Hareketi, geçtiğimiz aylarda Uygurların tutulduğu yaklaşık 500 kamp ve hapishane olduğunu belgelerle ortaya koymuştu. Ancak AKP hükümetinin sükunetinde, Çin’den siyasi ve ekonomik beklentiler belirleyici rol oynuyor. 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ