Bahçeli nasıl aldattı?

Tabanına, siyasi hareketine ve meydanlarda oy istediği seçmenine ihanet ederek Erdoğan rejimiyle başkanlık için anlaşan MHP lideri Devlet Bahçeli seçmeni ve kamuoyunu yıllarca nasıl aldattı?


Tabanına, siyasi hareketine ve meydanlarda oy istediği seçmenine ihanet ederek Erdoğan rejimiyle anlaşan MHP lideri Devlet Bahçeli, son viraja kadar başkanlığı ve AKP’yi yerden yere vurdu. “Başkanlığa karşıyız” mesajıyla topladığı oyları Erdoğan’ın diktatörlüğü yolunda sarf etmekten çekinmeyen Bahçeli seçmeni ve kamuoyunu nasıl aldattı? İşte cevabı…

BAHÇELİ BAŞKANLIĞA NASIL KARŞI ÇIKMIŞTI?
20 OCAK 2015’te
yaptığı grup konuşmasında “Erdoğan’ın başkanlık isteği, mevcut parlamenter sisteme ve devlet nizamına taban tabana zıttır. Erdoğan tek adam olmak için bastırmakta, son kozlarını oynamaktadır” demişti. 8 Mayıs 2015’te “Başkanlık amacı güden Erdoğan gün yüzü göremeyecek, heves ettiği bölünme anayasası elinde patlayacaktır” diye konuşmuştu.

9 Mayıs 2015’te ise söylemini daha da sertleştirerek Erdoğan’ın başkanlığı hukuka hesap vermekten kaçmak için istediğini söyledikten sonra şunları söylemişti: Beştepe hanedanı ve AKP yönetimi aile boyu rüşvet ve yolsuzluk çamuruna batmıştır. 17-25 Aralık yolsuzluk dosyalarının bir daha açılmamak üzere kapatılması ve bu rüşvet hırsızlık ve yolsuzluk çarkının döndürülebilmesi Tayyip Erdoğan’ın bütün yetkileri elde toplayarak diktatörlüğünü ilan etmesine bağlıdır. Yeni anayasa ile başkanlık sistemine geçilmesi bunun için istenmektedir. RECEP TAYYİP ERDOĞAN’LI BAŞKANLIK SİSTEMİ TÜRKİYE’NİN BÖLÜNMESİNİN REÇETESİDİR. DEMOKRASİNİN İDAM FERMANIDIR. TEK ADAM DİKTATÖRLÜĞÜNÜN, YOLSUZLUK VE HIRSIZLIK RUHSATIDIR.

5 Ocak 2016’da ise MHP’nin başkanlık sistemine tamamen karşı olduğunu açıklamış, 26 Mayıs 2016’da da “MİLLETİN BAŞKANLIK GELSİN DEDİĞİNE AKLI BAŞINDA HİÇ KİMSE ŞAHİTLİK ETMEMİŞTİR. BAŞKANLIK SİSTEMİ VE PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI KONUSUNDA VERECEĞİMİZ DESTEK, SUNACAĞIMIZ HERHANGİ BİR KATKI YOKTUR” diye çıkışmıştı.



TÜRKEŞ: DEVLET BAHÇELİ GÖREVLİDİR
MHP’nin Bahçeli’den önceki lideri ve kurucusu Alparslan Türkeş, Bahçeli’nin görevlendirilmiş olduğunu Ülkücülere söylemişti. Alparslan Türkeş'in doktoru Selim Kaptanoğlu, 2012’de gerçeği açıkladı. Alparslan Türkeş, Devlet Bahçeli’nin MİT görevlisi olduğunu mektupla bildirdi. Siyasi olarak değerlendirildiğinde Devlet Bahçeli’nin en büyük motivasyonu Türkeş’ten sonra oturduğu Genel Başkanlık koltuğu. Onu kaptırmamak için partideki muhaliflerini nasıl ihraç ettiğini, mahkemelerden kararlar aldırarak kendisini düşürecek kongreye engel olduğunu yakın geçmişten hatırlıyoruz. Bahçeli’nin oturduğu koltuktan başka hırsı olmadığı gibi, iktidar olmak gibi bir talebi de bulunmuyor. Erdoğan rejiminde bunu defalarca ispatlayan Bahçeli, milliyetçi muhalefeti pasifleştirdi, özellikle ülkücü gençlerin fikri gelişimlerini, muhalefet düşüncelerini bastırarak onları farklı alanlara yönlendirdi.

BAHÇELİ, ERDOĞAN’IN “YEDEK LASTİĞİ”
Bahçeli'nin ülkenin kaderine tesir eden bütün önemli değişikliklerde takındığı tavır normal siyasi görüşlerinin aksi şekilde davranması şeklinde gerçekleşti. AKP’nin yetersiz kaldığı her noktada destek veren ve önünü açan Bahçeli, aldığı bu tartışmalı kararlarla muhalefetin tabiriyle “Erdoğan’ın yedek lastiği” oldu.

BAHÇELİ’NİN GÖREVİ ERDOĞAN’IN ÖNÜNÜ AÇMAK!
Devlet Bahçeli’nin siyasi geçmişine bakıldığında, aslında bugünkü yalpalamasının arka planında daha derin ilişkiler ve planların ortaya çıktığı söylenebilir. Örneğin Bahçeli, ANAP-DSP-MHP koalisyonunun oluşturduğu 57. Hükümetin yıkılmasında Kemal Derviş’le beraber çok önemli bir rol oynadı.

57. Hükümette daha seçimlere 1.5 yıl varken erken seçim tezgahını kuran Kemal Derviş ve hemen ardından seçim tarihi veren kişi Devlet Bahçeli oldu. Bülent Ecevit’in başbakanı olduğu 57. hükümeti devirecek olan süreci, MHP lideri Devlet Bahçeli başlattı. Bahçeli, 7 Temmuz 2002’de “11. Kocayayla Türkmen Kurultayı”nda, 3 Kasım 2002 tarihinde erken seçim yapılmasını istedi. Yapılan o seçim, AKP’nin zaferiyle sonuçlandı. Bahçeli liderliğindeki MHP baraj altında kaldı.

Yani, 57. Hükümetin yıkılmasını sağlayarak Kasım 2002 seçimleriyle AKP'yi iktidara getiren en kilit isimler Kemal Derviş ve Devlet Bahçeli olarak öne çıktı.



GÜL’Ü KÖŞK’E BAHÇELİ ÇIKARDI
2007’de de Bahçeli “görevini” eksiksiz yerine getirdi. AKP, “Anayasa Mahkemesi’nin 367 Kararı” ile krize girerken, Devlet Bahçeli ve MHP'nin desteğiyle kurtarıldı. Seçim kararıyla barajı aşıp Meclis’e giren Devlet Bahçeli, Abdullah Gül’ü Çankaya’ya çıkarma planına destek verdi. O dönemde Gül’ün seçilebilmesi için toplantı yeter sayısı olan 367’nin sağlanması gerekiyordu. Bahçeli Genel Kurul’daki oylamaya katılacaklarını açıklayınca AKP ve MHP’lilerin toplam sayısı 400’ı aştı ve Gül Köşk’e çıktı.

ANAYASA GÖRÜŞMELERİNDE AKP’YE TAM DESTEK
Ve 2013… Bahçeli anayasa görüşmelerinde de AKP'ye destek verdi. O dönemde, Başbakan olan Erdoğan'ın yeni Anayasa'da uzlaşılan 48 maddenin TBMM'den geçilmesi önerisine MHP'den "Evet" yanıtı geldi. MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, yeni anayasa yapımında 48 maddelik uzlaşmayı önemli bulduklarını belirterek, "Bunun kanunlaştırılması için MHP hazırdır" dedi.

Meclis’te görüşülen Suriye-Irak tezkeresi de AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi. 396 oy kullanılan tezkereye, 298 kabul, 98 ret çıktı. Ret oyları CHP ve HDP’den geldi. Tezkere hükümete yurtdışına asker gönderme ve Türkiye’de yabancı asker konuşlandırma izni veriyordu. CHP Milletvekili Faruk Loğoğlu, BM kararı olmaksızın Suriye’de kurulacak güvenli bölgelerin, komşu ülkelere saldırı anlamı taşıyacağını söyledi. “Herhangi bir müdahale, ülkeyi bataklığa sürükler” dedi. HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ise hükümetin IŞİD’le mücadele amacı taşımadığını savundu ve “Tezkere Anayasa’ya aykırı.” diye konuştu. Muhalefet tasarıya böyle karşı çıkarken, gencecik askerleri Erdoğan’ın halifelik hayalleri için anlamsız şekilde Suriye’de ölüme yollayan karar yine Devlet Bahçeli’nin “omuz atmasıyla” çıktı.

TBMM BAŞKANI’NI AKP’Lİ YAPAN BAHÇELİ!
1 Temmuz 2015… TBMM Başkanı’nın seçiminde kendisi de muhalefet partisi konumunda olmasına rağmen iktidar yerine muhalefete muhalefet eden Bahçeli, 4 turlu oylamada hileyle adayını çekerek, AKP’nin adayı İsmail Kahraman’ı seçtiren isim oldu. GÖREVİ MHP’NİN GAZINI ALIP BİTİRMEK MİYDİ? Tüm bu verilerden ortaya çıkan tablo şu: Başkanlık sistemi geldiğinde Burhan Kuzu’nun ifadesiyle “MHP diye bir parti olmayacak.” Ve zaten gelen diktatörlük sisteminde hangi partinin Meclis’e girdiğinin de bir önemi olmayacak çünkü tüm yetkiler ve icraat inisiyatifi diktatörde olacak.

Hal böyle olunca “Bahçeli’nin görevi Erdoğan dikta rejimini kurana kadar Bahçeli’nin görevi milliyetçi tabanını gazını almak, onları belli bir mücadele seviyesinde tutmak, ardından da MHP’yi tarihe gömmek miydi?” sorusu akla geliyor. Erdoğan ve partisine karşı seçimler boyunca bu kadar ağır konuşup her dönemeçte Erdoğan’a destek vermesinin başka bir izahı yok. Bahçeli’nin meydanlarda sarf ettiği aşağıdaki söylemler başka bir ihtimale meydan bırakmıyor…

BAHÇELİ: Sayın Başbakan hain arıyorsan, masada pazarlık yaptığına bak, hain istiyorsan Türkiye’yi satmaya ve üzerinde ameliyat ruhsatı vermeye hazırlandığın mihraklara odaklan, YETMİYORSA BOYUNCA BİR AYNA BUL HEMEN KARŞISINA GEÇ EMİN OL Kİ ORADA HAİN GÖRECEKSİN... İMRALI CANİSİNİN HAPİSHANE KOŞULLARININ İYİLEŞTİRİLMESİ, YENİDEN YARGILANMASI VE ARKASINDAN ÖZGÜR KALMASI SAĞLANACAKTIR.

2014… BAHÇELİ: ERDOĞAN AKLIYLA ARASINI AÇMIŞ KLİNİK BİR VAKA HALİNE GELMİŞTİR.

2015… Bahçeli: Erdoğan’dan HDP ile ilgili sözlerimi ispatlamasını istemiştim. İspatlamayanın namert alçak ve şerefsiz olduğunu çekinmeden haykırmıştım. Fakat Erdoğan bana mısın demiyor.

 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ