"Alparslan Kuytul'a cezaevinde zulmediliyor"

Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfına yönelik Şubat ayında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan vakfın kurucu başkanı Alparslan Kuytul'un da aralarında bulunduğu 5'i tutuklanmıştı.

 
Kuytul, AKP'ye yönelik muhalif çıkışlarıyla bilinen bir isim. Kuytul ve diğer şüpheliler, "FETÖ, PKK, El Kaide ve IŞİD'e bilerek ve isteyerek yardım etme" ile "suç örgütü kurmak ve yönetmek, örgüt faaliyeti çerçevesinde nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik" suçlamalarından tutuklu.
 
Kuytul'un geride kalan iki aylık tutukluluğunu Ömer Faruk Gergerlioğlu köşesine taşıdı. Gergerlioğlu, Kuytul'un Avukatı Mehmet Ali Başaran'ın tutuklu bulunduğu Bolu F Tipi cezaevine yaptığı ziyaretten anektodlar paylaşıyor yazısında.

 
Başaran'ın aktardığına göre 61 gündür tutuklu bulunan Kuytul hakkında 5 ayrı dosya bulunuyor. Avukatı, Kuytul'a cezaevinde zulmedildiğini söylüyor:
 
"Alparslan Kuytul'a Bolu F Tipi Cezaevi idaresi de ayrıca zulmediyor. Tek başına bir hücrede kalan bu "özel" tutukluya kütüphaneye çıkma hakkı, spora çıkma hakkı, başka herhangi bir tutsakla avluya çıkma hakkı tanınmıyor. Kendisine televizyon da verilmiyor. İki avukatı ile aynı anda görüşmesine müsaade edilmedi.
 
Bu da bir hukuksuzluk lakin bir hukukçu olarak en aşağılayıcı bulduğum muamele avukat görüşme odasına gardiyan sokmaktır. Özel avukatları ile görüşürken bunu da yapmışlar."
 
Ailesi Adana'da ikamet eden Kuytul'un Adana'dan Bolu'ya nakledilmesini 'zulüm' olarak gören Avukat Başaran, bunun 'tasarlanmış bir işkence' olduğunu öne sürüyor.
 
Gergerlioğlu, yazısında bir Olağanüstü Hal'in (OHAL) yarattığı tahribata da değiniyor. OHAL'in bitmesini istemenin herkesin hakkı olduğuna yer veren Gergerlioğlu, "Ama Ak Parti'yi destekleyen dindarlarımız o kadar başka bir dünyadaki gerçekten hayretler içinde izliyorum. Dün hep birlikte Emevi sultanlarını eleştirdiğimiz arkadaşlarımızın çoğu bugün modern sultanlara toz kondurmuyor. Bu nasıl bir dönüşümdür ya Rab..!?" diyor.
 
Yazısında bir çağrıda da bulunuyor Gergerlioğlu. 20 Nisan'da OHAL'in uzatılmamasını yüksek sesle dile getirmeye davet ediyor herkesi:
 
"Bugün OHAL, tüm hukuksuzlukların kaynağıdır.  OHAL, tüm yalanların kaynağıdır. OHAL, tüm gözyaşlarının nedenidir. OHAL, tüm vicdansızlıkların mazeretidir. OHAL tüm kötülüklerin kılıfıdır. OHAL kalkmalı, aydınlık yarınlar gelmeli Bu sefer OHAL uzatılmasın, 20 Nisan'da anayasal hal isteğimizi bu sefer daha yüksek sesle dile getirelim. Çünkü artık bel veriyor, dayanılacak gibi değil OHAL."




Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ