Al Arabiye'den Ultra Erdoğancılara diktatör uyarısı

"Erdoğan'ı savunanların yöntemi herhangi bir diktatörün savunucularınkinden farksız. Sebebin kendileri ve "adamları" Erdoğan olduğunu fark etmeden sürekli dış düşman komploloruna sığınan ultra Erdoğancıları "Neden böyle oldu" diye sorarken bulacağız"
Londra merkezli Arap dünyasının önde gelen gazetelerinden Al-Arabiye, Erdoğan diktatörlüğünün kurumsallaşması anlamına gelen 16 Nisan referandumuyla ilgili çarpıcı bir yazıya yer verdi. Usame el Raşidi imzalı yazının başlığı "Ultra Erdoğancılara sesleniş."

AMERİKA'DA BAŞKANLIK VAR AMA...
Mısır diktatörü Hüsnü Mübarek'in yönetimini ve Mısır'da yaşanan devrimi örnek gösteren Raşidi, Erdoğan yanlısı Mısırlı İslamcılarla yaptığı tartışmaya da değindi. Ultra Erdoğancı İslamcıların "Amerika'da Başkanlık rejimi yok mu?" diyerek anayasa degişikliğini aklamaya çalişmalarına karşılık el Raşidi "Evet efendim, hepsinde başkanlık rejimi var, ama hiçbiri, Erdoğan'ın yapmak istediği gibi, 20 yıldan daha fazla bir süre yönetimi bir kişiye terketmiyor. Hatta yapmak isteyen çıksa bile yapamaz. Erdoğan gerçekten başkanlık rejiminin daha iyi olduğunu düşünüyorsa, kendisi yönetimden çekilmeli ve anayasa değişikliğinden yararlanmamali."


El Raşidi, geçen sene Ahmet Davutoğlu'nun Başbakanlık görevini 2 yıl sonra bırakmasını 'artık değişimin zamanı gelmişti' diyerek açıklayan Ultra Erdoganciların 2002 yılından bu yana yönetimde olan Erdoğan için tek kelime etmediklerine de dikkat çekti. 



ERDOĞAN DİKTATÖRLÜĞÜNÜ SAVUNANLAR...
El Raşidi şunları yazdı:

25 Ocak devriminin (Hüsnü Mübarek’in yıkılması) tarihteki en büyük devrim olduğunu söyledik ve Msıır halkının dünyadaki en büyük halk olduğunu iddia ettik. Hiçbiri doğru çıkmadı. Ocak devrimi de diğer herhangi bir devrim gibi muazzamdı ama bu muazzamlığa bitiricilik eşlik etmedi. Bize de öyle oldu. Mısır haklı dünyanın en başarılı halkı değil, en kötü halkı da değil. Tıpkı diğer halklar gibi. Ve en kötüsü, biz devrim, devrimciler, ikiyüzlüler, yalancılar ve kirliliğin jenerasyonuyuz. Tıpkı diğer jenerasyonlar gibi. 

Erdoğan'ı savunanların yöntemi Sisi ya da herhangi zavallı bir diktatörü savunanlarınkinden farklı değil. Erdoğan'la istikarı birbirine bağlayıp, "Şu an Erdoğan'ın yönetimi bırakması için iyi bir zaman değil" diyorlar. Ben o zamanın ne zaman olduğunu iyi biliyorum, 50 yıl sonra filan?

ÜÇÜNCÜ DÜNYA ÜLKELERİNDEN FARKLI DEĞİL
Erdoğan'ın başkanlık sisteminin "gerekliliğini" anlattığı retorik ikna edici değil. Başkanlık sistemi ülkeyi darbelerden koruyacakmış! Sanki başkanlık sistemi olan bir sürü ülkede darbe olmuyormuş, sanki Türkiye AKP iktidarında uzun yıllar istikrar sağlamamış gibi. Erdoğan'ın geçirmeye çalıştığı bazı maddeler epey ürkütücü. Başbakanlık makamını kaldırması, Yüksek Yargı üyelerini atama yetkisi, Meclis'e danışmadan OHAL ilan etme yetkisi, OHAL'i kısaltma, uzatma, kaldırma yetkisi... 

ARAP DİKTATÖRLERİNDEN FARKLI DEĞİL
Eğer bu anayasa referandumda kabul edilirse, Allah da Erdoğan'a ömür verirse, 2029'a kadar iktidarda kalacak.. Yani toplamda 27 yıl.  Bu süre, üçüncü dünya ülkeleri ya da diktatörlükle yönetilen Arap ülkelerindekinden farklı değil. 

Şayet tek adam üzerine kurulu bu senaryo çökerse, sürekli dış düşman komploloruna sığınan ultra Erdoğancıları "Neden böyle oldu" diye sorarken bulacağız. Ama uzun süredir kulaklarını tıkadıkları asıl nedeni yine görmeyecek, dış faktörlere bağlamaya devam edecekler. Sebebin kendileri ve "adamları" Erdoğan olduğunu fark etmeden... 

 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ