AKP'nin seçim hileleri ve muhalefetin seçimle ilgili sorumlulukları

24 Haziran'da yapılacak seçimle ilgili AKP'nin şaibe ve hilelerini ve değişen kuralları İsmail S. Gülümser madde madde yazdı.
İsmail S. Gülümser

Her siyasi parti iktidara gelmek için çalışır, bu anormal bir talep değildir. Ancak partiler bunu ülke mevzuatının verdiği çerçeve içinde yapmak zorundadır. Bu çerçevenin dışına çıkarsa herkesi bağlayan kanuna göre yaptıkları hukuksuzlukların hesabını verirler. AKP karar mekanizmasındaki kadrolar da yıllarca seçim kazanmak için çalıştılar fakat onlar seçim kazanmayı, kendileri için ölüm kalım meselesi gibi gördüler. Bu yüzden olumlu icraat yapıp tercihi halka bırakmaları gerekirken, halkın tercihlerini değiştirecek yöntemler geliştirdiler.

AKP kurucu başkanı siyasal İslam diye bilinen gelenekten geliyor, onlar bu güne kadar ülke yönetimini ele geçirme motivasyonu ile siyaset yaptılar, ama ülke şartları gereği uzun yıllar yönetimde etkin olacak düzeyde toplumda karşılık bulamadılar. Erdoğan 1986 ve 1991 de milletvekilliği seçimlerini, 1989 da Beyoğlu belediye başkanlığı seçimlerini kaybetti. Hem partisiyle ilgili açılan kapatma davaları hem kaybedilen seçimler, onlarda yönetimi normal yollarla almanın imkânsızlığına inandırdı. Ülke yönetimini ele geçirmek için gerektiğinde yasadışı her yolu kullanmak zorunda oldukları gibi bir kanaate sahip oldular.


Bunun sonuç getiren ilk denemesini 1994’teki yerel seçimlerde yaptılar. İstanbul’da İlhan Kesici ve Zülfü Livanelli, Ankara’da Murat Karayalçın seçimi büyük farkla önde götürürken Ankara’da Melih Gökçek, İstanbul’da Erdoğan seçimi kendilerinin kazandığını ilan ettiler.  Gerçekten de o saatten sonra oy oranları değişmeye başladı, bu garip değişimin nasıl gerçekleştiği pek konuşulmadı. O seçimde her şeyi göze aldı örgütleyebildikleri bazı bölgelerde kavga çıkarıp sandık başlarındaki diğer partilileri dağıttılar, sonuçları değiştirip seçim bürolarına kendileri teslim ettiler. Sınırlı sayıda bile olsa oy oranını değiştirdiler ve Anakara’da %1'den küçük bir farkla, İstanbul’da % 3 oy farkıyla seçimi kazandılar. Daha sonra çöplüğe atılmış stadyuma gömülmüş binlerce ANAP ve SHP oyları bulundu.

Kabadayılıkla seçim sonuçlarını değiştirdikleri halde hiç bir şey yokmuş gibi davrandı, mağdur mazlum rolünü oynayıp itirazların takip edilmesini engellediler. Her iki belediyeyi de bundan sonra bırakmamak için ellerinden gelen her türlü hileyi yaptılar ve sonuç aldılar.

1950 de DP'nin % 53 oyla meclisin %84'ünü aldığı gibi, AKP kurulduktan sonra girdiği ilk 2002 seçimlerinde  % 34 le meclis çoğunluğunu kazandı. 15 milyon oyu olan üç sağ parti DYP-ANAP-MHP baraja takıldı, % 45'lik bir seçmen grubunun iradesi meclise yansımadı. Merkez sağda kasıtlı bir çalışmayla üç parti elenirken onların koltuklarına hiç emek sarf etmeden AKP oturuverdi.

ONDAN SONRA AKP İŞİ HİÇ ŞANSA BIRAKMADI, KAZANMA GARANTİSİ OLUŞTURMADAN SEÇİME GİRMEDİ

2002 den sonra her seçime kazanmak için gerekli şartları oluşturup öyle girdiler. Seçim kazanmak için her şey mubah diyerek her defasında hilelerini artırdılar. Birçok seçimde olduğu gibi 2014 seçimlerinde Ankara da gece saat 2 ye kadar Mansur Yavaş 27.000 oy farkıyla seçimi önde götürürken sabah Melih Gökçek kazandığını ilan etti, sonuçlara itiraz edildi ama üstü örtüldü. Türkiye AKP iktidarı döneminde hiç kimsenin aklına gelmeyecek şeytanca seçim hileleri ile tanıştı. Meclis çoğunluğunu elde ettikten sonra, her seçim öncesinde yasalara aykırı düzenlemelerle sistemi hileye açık hale getirdiler.

Bir önceki seçimde AKP ye ayak bağı olmuş konularda düzenleme yapılarak engeller kaldırılıyor;

- Bir seçimde parmak boyası kaldırılıyor,

- Nüfus suretine izin verilerek, başkası yerine, hatta yaşamayanlar yerine oy kullanmanın önü açılıyor,

- Bir diğerinde SEÇSİS sistemine geçilerek seçmen kütüklerini değiştirme, kaçak seçmen ekleme fırsatı getiriyor,

- Birinde yasal sınırın çok üstünde 26 milyon(%38) fazla oy pusulası basılıyor, artanlara ne olduğu bilinmiyor,

-Kendilerine engel gördükleri tüm konularda düzenleme yaparken seçim barajlarını asla kaldırmayı düşünmüyorlar.

Önümüzdeki seçimler için AKP nin önündeki engelleri kaldıracak yeni düzenlemeler yapıldı;    

- Cumhurbaşkanlığı için noter onaylı diploma şartı YSK ca kaldırılarak olası bir problem önceden çözülüyor,

- Cumhur ittifakının birlikte seçime girmesinin önü açılıyor,

- Mühürsüz oyların da geçerli sayılacağı ilan ediliyor,

Basılacak oy pusulası sayısının açıklanmayacağı duyurularak suistimaller halktan gizleniyor.  

Güneydoğuda sandıkların taşınması, güvenlik görevlilerinin sandık başlarına kadar girmesi sağlanıyor. 

Buna OHAL de her şeye tek başına karar verme yetkisi de eklenince rakip partilerin işi daha da zorlaşıyor. 

AKP’Lİ BİRİNİN AKTARDIKLARI VE BASINA YANSIYAN DİĞER SEÇİM HİLELERİ

Her seçim öncesi AKP ye mecburuz dedirtecek sansasyonel olaylar kurgulanıyor. İşte o olası olaylar;

- Bazı seçimler öncesinde ölümlü patlamalar ve terör tehdidi,

- Bazı seçimlerde ekonomik kriz tehditleri,

- Bazı seçimlerde dış güçler tehdidi,

- Bazı seçimlerde askeri darbe tehdidi ve OHAL kullanılma tehdidi,

AKP'ye güvenmeyenler bile kerhen de olsa desteğe mecbur ediliyor.

Malzeme kalmadığı için bu seçimde ordu Suriye’de bir bölgeye girdi, ülkeyi dışa karşı ancak AKP korur deniyor.  

Milli birlik ve ırkçılık kavramları yüceltilip toplum hiç istemediği halde AKP etrafında birleşmeye çağrılıyor. Her seçimde psikolojik savaş taktikleriyle toplumu kandırmak için anket hilesi kullanılıyor. Öncelikle iyi paralar ödeyerek anlaştıkları anket kuruluşlarından AKP oylarını yüksek göstermesi isteniyor. 

Anketler tüm AKP yöneticilerine ve basına verilerek sonuçlar toplumu yönlendirme amacıyla kullanılıyor.

En eleştirel yaklaşanlar dâhil tüm anket firmaları planlı bir şekilde AKP nin oy oranı yüksek gösteriyor.

Toplumda AKP oylarına yetişmek mümkün değil kanaati oluşturulup, muhaliflerin motivasyonu kırılıyor. Bazı küçük partiler devlet imkânlarıyla bakanlık milletvekilliği vaatleriyle kandırılıyor, bazıları karalanıyor.

AKP bugüne kadar ülkede birçok köklü partiyi başkanlarını satın alarak yok etti, parti teşkilatlarını dağıttı.

DYP'yi Süleyman Soylu ile, HAS partiyi Numan Kurtulmuş ile, ANAP'ı Erkan Mumcu ile, BDP'yi Yaşar Topçu ile eritti.

Bu seçimde Devlet Bahçeli’yle MHP'yi ve Mustafa Destici ile BBP'yi milletvekilliği vaadiyle yanına aldı.

Yanına çekemediği partilerin yöneticilerini en ağır hakaretlerle karaladı ve toplum önüne çıkamaz hale getirdi.

Şantaj kaseti ya da tutuklamalarla muhalefetin itibarı yok edilip mensupları AKP ye mecbur ediliyor. Medyada başkasının rekabeti imkânsız şartlar hazırlanıyor.

Önceki seçimlerde yüksek bedeller ödeyerek önemli yazarlara haber nitelikli reklamlar yaptırılıyor.

Zaman ilerledikçe yasadışı paralar kullanılarak basın kuruluşları bir bir el değiştiriyor, parti yayınına dönüştürülüyor.

Devlet televizyonu tüm kurallar çiğnenerek tek parti için kullanılıyor, devlet imkânlarıyla haksız rekabet yapılıyor.

Muhalif bir iki cılız ses dışında tüm kanallar AKP yi reklam ederken muhaliflerin çalışmaları haber bile olmuyor.

Her gün aleyhte iğrenç kampanyalarla muhalefet partilerinin bağlılarında tereddütler oluşturuluyor.

Muhalefete oy verecek seçmen mağlubiyet psikolojisine itilip baskı altına alınarak oy vermeye gitmemesi isteniyor.

2014 te 7,5 milyon seçmen oy kullanmıyor, 1,5 milyon oy geçersiz sayılıyor yani oyların %20 si sandığa yansımıyor. AKP seçimlerde devlet imkân ve kaynakları ile yasadışı mali kaynakları fütursuzca kullanılıyor. 

Tüm partiler seçimlerde devletin kendilerine ayırdığı sınırlı imkânları kullanarak seçim çalışması yürütüyor. Sadece resmi olarak yapabileceği partinin diğer partilerden fazla aldığı devlet yardımını kullanması gerekiyor. 

Ancak AKP üç farklı kaynağı daha kullanarak diğer partilerin rekabeti ortamını yok ediyor, rekabette öne geçiyor. İşte rekabeti bitiren o yöntemler; 

- Devletten ihale alan ve zamanla partinin ortak kasasına dönüşen büyük holdinglerin imkân ve kaynakları, 

- Tüm devlet birimlerinde görev yapan partili kadroların yasalara aykırı olarak sunduğu devlet imkân ve fırsatları,

- Devlet bankalarını uluslar arası kaçakçılıkta kullanarak çaldıkları paralarla oluşturdukları şahsi gizli hesaplar, 

- AKP seçim çalışmalarını maaşa bağlanmış devlet görevlileri ya da trollerle, diğerleri gönüllülerle yürütüyor,

-AKP seçim çalışmaları için eleman bulmakta zorlanmıyor, istediği devlet görevlisini çalışmalarda kullanabiliyor, 

- Devlet birim amirlerini memurlara, okul müdürlerini öğretmenler veliler ve öğrencilere ulaşmada kullanılıyor,

- AKP nin istihbarat birimleri dâhil devletten aktardığı gizli kaynaklarla beslediği maaşlı propagandacıları var,

- Diğer partiler gönüllüler aracılığıyla seçim çalışması yürütürken AKP maaşlı görevlilerce çalışma yürütüyor,

- AKP'de görevi gereği verilen işi yapmak zorunda hissederken, diğerlerinde gönlü olan motive edilenle yetiniyor,

- Kaymakamlar muhtarları topluyor AKP'ye oy verilmesi konusunda muhtarları tehdit ettiği aktarılıyor,

- Muhtarlar köye yatırım vaadiyle kandırılıyor, köylüleri AKP oy vermeye zorlamada, seçmen taşımada kullanılıyor

- Bazı muhtarların köylülerden nüfus cüzdanlarını toplayıp partililere verdiği başkası yerine oy kullanıldığı aktarılıyor, 

- Seçim kurul ve komisyonlarına AKP'liler ya da bağlantı kurulabilecekler atanıyor,

- Yüksek Seçim Kurulunda giderek artan AKP'li kadrolar kullanılıyor, 

- İl ve ilçe seçim kurulu başkanlıklarına AKP'liler ya da bağlantı kurulabilecek elemanlar görevlendiriliyor,

- İlçe seçim bürolarında 5 binden fazla AKP li veri giriş elemanı işe alınıyor, veri değiştirme kolaylaştırılıyor,

- Bu elemanlar vasıtasıyla seçim sandık başkan ve üyelerine ait tüm bilgilere ulaşılıyor,

- Bu seçimde, seçim sandıklarının kurulduğu neredeyse tüm okul yöneticileri AKP lilerden oluşuyor,

Seçim sırasında yaşanacak her tartışmada polisin, zabıtanın seçimin yapıldığı her yere müdahalesi sağlanıyor.

Sandık başkanlarının hemen hepsi AKP liler ya da destekleyenlerden seçiliyor, sandıklar AKP kontrolüne veriliyor.
Seçmen listelerinde hile yapılıyor

2007 seçimlerinden sonra 2011 seçimlerinde seçmen sayısı 10 milyon artıyor bunu kütük sistemine bağlıyorlar.

Yeni sistemle olmayan hayali adreslere, inşaat halindeki binalara, binalarda hayali katlara seçmen yazılıyor.

Belediyeler aracılığı ile sahte adres üretiliyor, hayali cadde, bina, konut ve gecekondular adres olarak gösteriliyor.

AKP lilerin ev ve işyerlerine orada oturmayan fazladan kişiler ekleniyor, çok sayıda mükerrer oy kullanılıyor.

Nüfus kütüklerinden ölmüş kişilere ait kayıtlar çıkarılıyor, 41 yıl önce 2 aylıkken ölen biri listede yer alıyor.   

Seçmen listeleri çok kısa süre askıda tutuluyor, kişiler kendine ait birime bakıyor genel kontrol yapılamıyor.

Listeleri inceleyen bir muhtarlar orada oturmayan 1.500 kişinin bölgelerine eklendiğini tespit ediyor.
Sandıklar zimmetleniyor-sandık başkanları fişleniyor

Sandıklar tek tek partililere zimmetleniyor, sandık başkanlarının isimleri alınıp, kişisel bilgileri öğreniliyor.

Bu seçimde OHAL i kullanıp sandık başkanlarını tamamen kendileri belirliyorlar.

AKP teşkilatlarına fişlenen sandık görevlileri tek tek bildirilecek ve sandıklarda AKP sultası kurulacak.

2007 den beri en büyük hileler Seçim Bilişim Sistemi“SEÇSİS” üzerinden yapılıyor

Bu sistem geldikten sonra AKP oylarının %34 den birden %47 ye yükseldiği görülüyor.

Yunanistan’ın bile kabul etmediği dışardan müdahaleyle hileye açık bir yazılım özellikle seçiliyor.

Sistemin çok sayıda güvenlik açığı olduğu, ek yazılımla seçim sonuçlarının değiştirilebileceği,

Tüm sandıkları yeniden saymadan hileyi tespit etmenin mümkün olmadığı,

Sistemde seçim kurulunca yürütülen birçok işin kanuna aykırı olarak başka siyasi birimlere aktarıldığı,

2003 yılından sonra seçim güvenliğinin delindiği, sistemin YSK dışında birimlerin müdahalesine açıldığı,

Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) le birleştirilip seçmen adreslerinin siyasi kadrolarca belirlendiği,

Ulusal Yargı Projesi (UYAP) ile birleştirilip seçmen kütük sisteminin siyasi tasarruflara açık hale getirildiği,

Sistem güvenliği için hiçbir bağımsız birim kurulmadığı ve özellikle dışarıdan eklentiye açık bırakıldığı,

Faaliyetlerin siyasi etkiye açık yüzlerce bilgisayar elemanı tarafından kontrol dışı yürütüldüğü,

Her seçim döneminde 10 milyona varan farklara ve sahte seçmen şüphelerine hiçbir izah getirilmediği,

MERNİS sisteminde adres göstermek kaydıyla, inşaat halindeki binalara bile seçmen kaydı yapılabildiği,

2007 den bu yana dışarıdan müdahale ile AKP oylarının %10-25 artırıldığı iddialarının hiçbirinin araştırılamadığı

Gibi sistemle alakalı çok sayıda sorun var ancak YSK bunların hiçbirisi hakkında tatmin edecek cevap veremiyor.

YSK parti teşkilatı gibi davranıyor AKP li itirazları inceleyip lehte karar veriyor diğerlerini inceleme gereği duymuyor.    
Oy birleştirme tutanakları değiştiriliyor, açığa çıkarsa düzeltiliyor

Tutanaklar ilçe seçim kuruluna götürülünceye kadar her partiden gözlemci yaşananları takip edebiliyor.

Ancak sistemin ilçe seçim kurulundan sonraki aşamasında hiçbir bağımsız kontrol mekanizması yok.

Tutanakların ilçe seçim kuruluna teslimi sırasında listeleri değiştirmek için türlü yöntemler kullanılıyor.     

İlçeden merkeze gönderilen tutanaklarda bilerek hata yapılıyor, fark edilmezse aynen geçiyor.

Fark edilirse ya hata olmuş deyip düzeltiliyor ya da süre geçmiş denilerek işlem yapılmıyor.    

İlçelerde veri girişi sırasında yapılan hataları ancak çok dikkatli takip edenler görüyor, bireysel hata gibi gösteriliyor.
Büyük farkla AKP kazanıyor denilerek diğer parti müşahitlerinin sandıkları terk etmesi sağlanıyor

Basın yayın organlarında erken saatten itibaren büyük farkla AKP kazanıyor haberleri geçmeye başlıyor.

Akşama kadar yorulmuş olan diğer parti müşahitlerinin moralleri bozuluyor,

Sandıkları terk etmesi sağlanarak sandık başındaki kalabalık dağıtılıyor.

Sandık başından ayrılmayanlar varsa kavga çıkarılıp yıldırılıyor ve dağıtılıyor

AKP li üyelere akşam saatlerinde sandık başlarındaki diğer üyeleri dağıtma görevi veriliyor.

Sayım kavgaları çıkarılıyor ya da diğerlerinin yükünü üstlenme gibi masum görünümlü yöntemler kullanılıyor.

Yorulan üyeler bıktırılarak sandık başındaki diğer partili gruplar dağıtılıyor.
Sandıklar müsait hale geldikten sonra AKP li koordinatörler devreye giriyor

AKP teşkilatlarında her sandık için görevlendirilmiş koordinatörler belirleniyor.

Sandık başındaki kalabalık dağıldıktan sonra koordinatörler devreye giriyor.

Listelerin nasıl değiştirileceği, mühürlü oy pusulalarının nasıl teslim edileceğine onlar karar veriyor.

Bunun her sandıkta yapılması zor olduğundan ilçe seçim kurullarında da listeleri değiştirecek eleman ayarlanıyor.   
Sayım sırasında AKP lilerin işini kolaylaştıracak tedbirler alınıyor

Bir seçim döneminde 35 ilde elektrikler kesiliyor, sayım mum ışığında yapılıyor.  

Bazı sandıklarda başkanlar böyle sayamayız diyerek sandık başlarındaki kalabalığı dağıtıyor.

Bazı sandık başkanları müşahitleri dışarı çıkararak sonuçlarla istediği gibi oynadığı aktarılıyor.

Bu seçimde AKP doğu ve güneydoğuda sandıkları başka yere taşıyıp gözetimden uzak saydırmayı planlıyor.
Oy dağılımlarına dışarıdan müdahale edecek sistem kuruluyor  

SEÇSİS ten sonra seçimlerde oy oranın değiştirildiği yönündeki tartışmalarının arkası kesilmiyor.

Bir seçimde partilerin oy dağılımı verilirken diğer partiler  (0) oyla AKP ise %25 oyla sayıma başlatılıyor.

AKP nin hiç olmadığı yörelerde bile oylarının %25 lerde çıkmasının sebebini kimse bilemiyor.

Sisteme önceden AKP oyları yüklenildiği, AKP oylarının belli bir katsayı ile çarpılarak artırıldığı konuşuluyor.

Sistemi kuran kuruluşun ilk seçimde sonucun önceden duyurulan oranında çıkmasını izah edemediği ortaya çıkıyor.

AKP nin sisteme dışarıdan müdahale ile oy oranını %10-25 arasında değiştirdiği ancak YSK araştırmadığı söyleniyor.

YSK sandık sandık sonuçları yayınlamadığı için, bir değişiklik yapılmışsa bunu diğer partiler takip edemiyor.
2015 te AKP’nin seçim hileleri içerden biri tarafından sosyal medyada açığa vuruluyor

2015 de haziran seçimlerinde AKP  %40 ı geçemiyor 258 milletvekilliği kazanarak kritik çizgiye geriliyor.

Aynı yıl Kasımda tekrarlanan seçimlerde 38 ilde hile yapacağı içerden biri tarafından sosyal medyada duyuruluyor.

Sandıklarda AKP nin müşahit üstünlüğünü kullanıp sandık başkanlarını baskı altına alacağı,

Geçersiz oyların AKP lilerce toplanıp ilçe seçim kurulundaki yandaş memurlarca AKP ye yazılacağı,

AKP lilerin başkanı olduğu sandıklarda, gelmeyenler yerine başkanların kendi partisine oy kullanacağı,

Plakasız araçlarla önceden mühürlenmiş oy çuvalları ve tutanakların tanıdık sandık başkanlarına dağıtılacağı,

İlçe seçim kurullarına 5 bin yandaş memur yerleştirileceği, en büyük hırsızlığı ilçelerde yapılacağını aktarıyor.

Sandıklara sonun kadar sahip çıkılmazsa oy çalmanın önlenemeyeceği sosyal medya dalga dalga yayılıyor. Gerçekten de üç ay sonra AKP ye sanki sihirli bir değnek deymiş gibi oyları % 49’a vekil sayısı 317'ye çıkıyor.
Yani AKP sandığa seçmen iradesinin yansımasını engelleyecek yollar geliştiriyor

Kendi tercihleri dışında kimsenin yönetimde olmasını izin vermeyecek şekilde sistemler kuruyor. Muhalefet partileri her aşamada yapılanları takip etmezlerse seçimi kazandıkları halde mağlup ilan edilecek.

MUHALEFET NE YAPMALI

İmkânları ölçüsünde iyi bir kampanya dönemi geçirilmeli;

-Tüm olumsuzluklara rağmen partililerin motivasyonun yüksek tutulmalı,

-Aleyhte karalama kampanyalarından etkilenmeden savuşturacak yollar bulunmalı,

-Şimdilik basını kullanmalarını engelliyorlar, ilerde işi polis zoruyla engellemeye götürebilirle buna hazırlıklı olmalı,

-Reklam için tüm partilileri seferber etmeli, görüşüne bakmadan AKP den rahatsız varlıklılar kaynaklarını kullanmalı,

-İlk günler başlattıkları heyecanın kampanya sonuna kadar sürdürülmesi için sosyal medya projeleri oluşturulmalı,

-Sandık başlarında gözcüler iyi eğitilmeli şartlar ne olursa olsun orayı terk etmemeleri sağlanmalı,

-Sandıklarda yaşanacak her anormallik için sandık gözcüleriyle iletişim yolları geliştirilmeli tutanak haline getirilmeli,

-Uluslar arası gözlemcilerle bağımsız seçim izleme birimleriyle iletişim kurmalı, kampanya da yaşananlar aktarılmalı,

-Tüm sandıklardan bilgilerin derleneceği bir bilgisayar programı kurulmalı, bilgilerin kayıt sistemi hazır olmalı,

Seçim günü yapılması gerekenler;

-Partililer seçim güvenliğini sağlamalı, suistimallere ya da problem gördüğü her konuda tutanak tutmalıdır,

-Seçim başlarken sandıklar kontrol edilmeli sandıklara önceden oy konulup konulmadığına bakılmalıdır,

-Seçmen gibi gelen partililerin sandıklara dışarıdan getirdikleri mühürlü oyları koymalarına fırsat verilmemelidir, 

-Sayım sonucunda partilerin oy dağılımlarını kaydetmeli tutanakların resmini çekip merkezlere göndermelidir,

-Tüm sandıklardan kesinleşen sonuçlar merkeze akmalı, hiçbir sandık sonucu ihmal edilmeden kaydedilmelidir,

-Sayımda bazı sandıklarda müşahitler alınmamış sonuçlar değiştirilmiştir, partiler müşahitlerle iletişim içinde olmalıdır bunun için tedbir alınmalıdır, 

-AKP büyük farkla kazansa bile müşahitlerin sandık başlarını terk etmemesi sağlanmalıdır,

-Müşahitler sandık kurulu üyeleriyle birlikte ilçe seçim kuruluna gitmeli tutanakların değiştirilmesine asla izin verilmemelidir,

-Basit bir yazılımla müşahitlerden gelen bilgiler tasnif edilmeli her beldede oy dağılımları an be an gözlenmelidir,

-Müşahitler mümkün oluyorsa veri girişlerini görmesi istenmelidir...      

Seçimden sonra:

CHP Avcılar belediye başkan adayı Handan Toprak’ın yaptığı gibi olmalı, Toprak seçimi kazandığı halde AKP linin kazandığı ilan edilince ilçe seçim kuruluna gidiyor. 20 saat tutanakların tek tek karşılaştırılmasını sağlıyor ve mazbatasını almadan ilçe seçim kurulundan çıkmıyor. Daha sonra da sonuçları değiştirmeye çalışıyorlar ama o buna izin vermiyor.

AKP bu seçimde OHAL yetkisini de kullanarak her yolu deneyecektir. Sabırlı olmalı partiler kazandıklar tek bir oyun bile zayi olmasına izin vermemelidir.
Her şeyden önemlisi kampanya döneminden başlayarak;

İktidarın bozduğu toplumsal barışı tekrar tesis etmeyi birinci öncelik yapıp tüm muhalefet bunun etrafında  birleşmeli. 80 den sonra Özal’ın düşman kesimleri 4 eğilimi birleştirme vaadiyle kucakladığı gibi, İktidarın OHAL den önce başlayıp sonra da devam ettirdiği, vatan haini ilan edip şeytanlaştırdığı ne kadar topluluk varsa, onlara ulaşmalı yaşadıklarını anlamaya çalışmalı, onlara ümit ışığı olarak barış vaadiyle toplum karşısına çıkmalı. İktidarın toplum kesimlerini birer birer şeytanlaştırma oyununa gelmemeli, onların yaptığı hukuksuzlukları kaldırma vaadiyle tüm toplum kesimlerine yeniden ülkede yaşama ümidi aşılamalı.   Kürt kökenli vatandaşlardan mağdur mazlum cemaat mensuplarına ondan iktidarın zulmünden nasibini alan solcu sağcı liberal görüşte olanlara kadar tüm toplumu kucaklama mesajları vermeli. Toplumun değerlerini toplum hizmetine sunmayı vaat etmelidir.


 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ