AKP'nin "başarısı" 218 günde 71 kayıp!

AKP dün gece yarısı aniden bitirdiğini ilan ettiği Fırat Kalkanı operasyonunu "Başarı" olarak sundu ama sahadaki gerçekler bataklıkta Türkiye'nin kan kaybettiğini söylüyor.
Önce 29 Mart tarihli MGK bildirisinde ve ardından Başbakan Binali Yıldırım tarafından, 24 Ağustos 2016’da başlayan Fırat Kalkanı’nın “başarıyla sonuçlandığı” ilan edildi. “Başarı” olarak sunulan Fırat Kalkanı’nda, 71 asker yaşamını yitirdi, yüzlercesi yaralandı.  Operasyonun El-Bab ayağı ise tam anlamıyla bataklığa dönüştü. Kasım 2016’da başlayan ve 23 Şubat 2017’de yapılan müzakere sonucu IŞİD’in kentten çekilmesiyle sonuçlanan El-Bab operasyonunda TSK çok sayıda kayıp vermekle kalmadı, kente gerçekleştirdiği top atışları ve hava saldırıları nedeniyle de yüzlerce sivilin yaşamını yitirmesine yol açtı. Sendika.org, 218 gün süren Fırat Kalkanı’nda başlangıçtan bugüne adım adım kritik gelişmeleri yazdı.


IŞİD’in, 21-22 Aralık’taki saldırılar sonrası El-Bab’daki Akil dağından paylaştığı fotoğrafta TSK’nin ağır kayıplar sonrası geride zırhlı araçlar ile çok sayıda askeri ekipman bıraktığı görülüyor.


ABD ve Rusya’nın olurunu alarak, “IŞİD’e karşı savaş” gerekçesiyle, 24 Ağustos 2016’da Fırat Kalkanı operasyonuyla sahaya giren Türkiye, ilk olarak Halep’in kuzeyindeki Azez-Cerablus hattında IŞİD’i tasfiye edip yerlerine güdümündeki cihatçı grupları yerleştirdi.



Ancak iktidar her fırsatta asıl hedefin bölgedeki PYD-YPG varlığına son vermek olduğunu açıkça dile getirdi.

3 Eylül 2016’da TSK, Fırat Kalkanı’na bağlı cihatçı gruplarla birlikte Cerablus’ta başlattığı operasyonun 11. gününde ikinci cepheyi açtı. Tanklar ve zırhlı birlikler, cihatçılarla yan yana Kilis’in Elbeyli ilçesinden Suriye’nin Rai kasabasına girdi. İki koldan ilerleyen güçler Cerablus-Azez hattını kontrol altına alarak, IŞİD’i Türkiye sınırından “uzaklaştırdı”.

Komşu topraklarda bir “işgalci güç”

Şam yönetimi, ilk günden itibaren Türkiye’nin Suriye’ye yönelik askeri müdahalesini “işgal” olarak nitelendirdi.

24 Eylül 2016’da Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, Türkiye’nin, Fırat Kalkanı operasyonu ile Suriye’nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirterek, “Bu gayrı meşru müdahaleye derhal son verilmesini talep ediyoruz” dedi. 28 Eylül’de ise Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, Türkiye’nin uluslararası hukukun gerekliliklerini yerine getirmediğini ifade etti.




Bu açıklamalara rağmen 15 Ekim 2016’da Tayyip Erdoğan, “Dabık’a ilerliyoruz ve orada 5 bin kilometrekarelik bir alanı terörden arındırılmış güvenli bölge olarak ilan edeceğiz” diyordu.

Fırat Kalkanı Kürtlere yöneldi

18 Ekim 2016’da, YPG-YPJ öncülüğündeki Demokratik Suriye Güçleri (QSD), Afrin’in güneydoğusundan harekete geçti ve 19 Ekim’de Şehba bölgesinde IŞİD kontrolündeki bazı köyleri kontrol altına aldı. Bunun üzerine Fırat Kalkanı’na bağlı cihatçı gruplar, QSD’ye kontrol altına aldığı yerlerden ve Tel Rıfat kasabasından çekilmesi için 48 saat süre verdi. Ancak aynı gün TSK’nin desteğiyle saldırılar başladı.

Suriye hava sahası Fırat Kalkanı’na kapandı

TSK’ye bağlı savaş uçaklarının 19 Ekim’deki bombardımanında Kürtlerin kontrolündeki Um el-Hoş ve Um el-Kura köylerinde siviller hayatını kaybetti. 20 Ekim’de Suriye Ordusu Genel Komutanlığı bu durumun tekrarlanması halinde Türk jetlerinin düşürüleceğini açıkladı.

Suriye ordusu 22 Ekim’de ikinci bir açıklama yaparak, TSK’nin Suriye topraklarında bulunmasının “kabul edilemez” olduğunu vurguladı, “İşgal niteliğinde sayılan bu güçlere karşı uygun görülen tüm vesilelerle karşı koyulacak” ifadesini kullandı.

Rus savaş uçakları ise, 25 Ekim’de Halep’in kuzey kırsalındaki Tel Madik köyünde TSK destekli cihatçı gruplara yönelik hava saldırısı düzenledi.


Lazkiye’deki Hmeymim Hava Üssü’nde konuşlu S-400 hava savunma sistemi ve Rus savaş uçakları

Rus uçağının düşürülmesinin yıldönümünde TSK’ye hava saldırısı

23 Kasım 2016’da, Lazkiye’de Nusra Cephesi’ne karşı operasyon başlatan Suriye ordusu ile Münbiç çevresindeki QSD mevzilerine, TSK tarafından top atışları gerçekleştirildi.

Türkiye’nin Suriye’de bir Rus savaş uçağı düşürmesinin yıldönümü olan 24 Kasım’da ise, El-Bab bölgesindeki bir TSK birliğine hava saldırısı düzenlendi. TSK, 3 askerin hayatını kaybettiği saldırının Suriye ordusuna ait uçaklar tarafından düzenlendiğini duyursa da Suriye Hava Kuvvetleri, Türk askerlerine Suriye ya da Rus uçakları tarafından saldırı düzenlendiğine dair bilgilerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

İlerleyen günlerde ise konuya ilişkin hükümet yetkililerinden birçok farklı açıklama yapıldı.



Fırat Kalkanı’nı kalıcılaştırma hamlesi

25 Kasım 2016’da Türkiye’nin Halep’in kuzey kırsalındaki Ahterin kasabasında askeri üs kurmaya hazırlandığı iddia edildi.

Fırat Kalkanı sorun çözmüyor, yaratıyor

27 Kasım 2016’da, TSK ve AKP-MİT güdümlü cihatçı grupların işgali altındaki Suriye’nin Cerablus kentinde halk yolsuzlukları protesto etti.



IŞİD, El-Bab’da iki Türk askeri kaçırdı

29 Kasım 2016’da IŞİD’in haber ajansı Amak, örgütün Bab kentinin batısındaki Ed-Dana köyü yakınlarında 2 Türk askerini esir aldığını duyurdu. TSK de askerlerin kaçırıldığını doğruladı. 7 Ocak 2017’de, IŞİD iki askerin de öldüğünü duyurdu.



El-Bab bataklığı: Onlarca kayıp, yüzlerce yaralı

Kasım ayı başından itibaren El-Bab bölgesinde yoğunlaşan Fırat Kalkanı, en büyük zayiatı burası için verdi. Yaklaşık 4 ay süren çatışmalarda IŞİD, TSK ve Fırat Kalkanı gruplarına çok sayıda saldırı düzenledi. Öte yandan TSK’nin kenti IŞİD’den almak için, savaş uçakları ve ağır top atışlarıyla gerçekleştirdiği saldırılarda da çok sayıda sivil yaşamını yitirdi.

10 Aralık 2016’da, “muhaliflere” yakınlığıyla bilinen haber siteleri, TSK saldırıları sonucu en az 13 sivilin öldüğünü duyurdu.



Suriye’de “muhaliflere” yakınlığıyla bilinen kaynaklar, 9 Aralık’taki TSK saldırılarında en az 13 sivilin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

21 Aralık 2016’daki IŞİD saldırıları sonucu, TSK’nin El-Bab bataklığındaki zayiatı büyüktü. Akil dağı ve çevresinde yaşanan saldırılarda bir günde 16 asker hayatını kaybetti, 85’i ise yaralandı.


21 Aralık’ta IŞİD saldırısının ardından yaralı askerler Kilis’e taşındı

Ayrıca çatışmalarda IŞİD tarafından en az TSK’ye ait 15 zırhlı araç da ya imha edildi ya da ele geçirildi.,


Çizelgede altını çizdiğimiz zırhlı araçlara, IŞİD’in yayımladığı görüntülerde rastlamak mümkün.

Fırat Kalkanı’na mesaj: IŞİD’den vahşet videosu

22 Aralık 2016’da, Fırat Kalkanı nedeniyle Türkiye’ye bir mesaj vermek isteyen IŞİD çeteleri, Eylül 2015’te Kilis sınırında esir aldığı er Sefer Taş ile Jandarma istihbarat teşkilatında görev yaptığı belirtilen Fethi Şahin’i yakarak katlettiği görüntüler yayımladı. IŞİD’in vahşet videosuna ilişkin iktidar cenahından uzunca süre bir tepki gelmedi. Ana akım medya da olaya ilişkin tek bir haber yapmazken, bir müddet sonra adı açıklanmayan Milli Savunma Bakanlığı yetkilileri görüntülerin incelendiğini söyledi.


Vahşet videosunda yer alan Ebu Hasan el-Türki adlı Türkiyeli IŞİD militanı

El-Bab’da sivil katliamı

23 Aralık 2016’da Londra merkezli, “muhalif” Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Türkiye’nin El-Bab kentine yönelik hava saldırılarında en az 72 sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Erdoğan’a göre El-Bab “bitti bitiyor”

24 Aralık 2016’da Erdoğan, bataklığa dönüşen El-Bab’da, sadece 21 Aralık günü en az 16 askerin hayatını kaybetmesi, 85’inin de yaralanmasına rağmen “orada işimiz bitti bitiyor” dedi ve ekledi: “Kuzey Suriye’de güvenli bölge ilan edeceğiz. Sırada Münbiç var, Amerika ile el ele verirsek Rakka var.”



Fırat Kalkanı El-Bab’da sıkışınca ABD’ye İncirlik blöfü

5 Ocak 2017’de, Koalisyon güçlerinin El-Bab’da devam eden Fırat Kalkanı operasyonuna hava desteği vermemesi nedeniyle Türkiye ile ABD arasındaki ipler gerildi. Bunun üzerine Saray-AKP iktidarından İncirlik blöfü geldi. Ancak bu blöf tutmadı.



Asker cenazelerinde tepki

21 Ocak 2017’de, El-Bab’da IŞİD saldırısında hayatını kaybeden Uzman Çavuş Mete Can’ın cenaze töreninde yakınları protokole tepki gösterdi.

 

El-Bab’da patinaj

27 Ocak 2017’de, Tayyip Erdoğan “El-Bab’da bundan sonraki süreçte süratle mesafe almak suretiyle oradaki işi bitirmek, daha derinliğine gitmemek lazım” dedi.

4 Şubat 2017 itibariyle, Fırat Kalkanı aylardır Halep’in kuzeyindeki El-Bab’a girmeye çalışıyor ancak ağır kayıplara karşın gerçek bir ilerleme sağlanabilmiş değil. 15 Şubat’ta ise El-Bab’a yönelik 5. kez başlatılan taarruz da başarısız oldu.

Rus uçakları TSK’yı “yanlışlıkla” vurdu

9 Şubat 2017’de, Rus savaş uçakları Suriye’de TSK birliklerinin bulunduğu bir noktayı vurdu. TSK’dan yapılan açıklamada saldırıda 3 askerin öldüğü, 1’i ağır 11 askerin de yaralandığı, olayın ise kaza olduğu belirtildi. 12 Şubat’ta Rus savaş uçağının saldırısından yaralı kurtulan asker daha yaşamını yitirdi.


El-Bab bölgesinde bulunan Türk askerleri. (Aralık 2016)

El-Bab’da sivil ölümleri sürüyor

16 Şubat 2017’de, Londra merkezli, “muhalif” Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, 15 Şubat tarihinde TSK’nin gerçekleştirdiği hava saldırıları sonucu 11’i çocuk 24 sivil hayatını kaybettiğini duyurdu. 21 Şubat’ta da Suriye’nin resmi haber ajansı SANA, TSK’nin El-Bab’a yönelik topçu ateşi sonucu 11 sivilin hayatını kaybettiğini belirtti.



Suriye, Türkiye’yi BMGK’ye şikayet etti

17 Şubat 2017’de, Suriye Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) başvuru yaparak, Türkiye’ye Suriye’yi terk etmesi ve ülkeye yönelik saldırganlığa son vermesi için baskı uygulanması çağrısında bulundu.

IŞİD El-Bab’dan çekildi

23 Şubat 2017’de, IŞİD ve Fırat Kalkanı’na bağlı cihatçı gruplar arasında yapılan müzakere sonucu, El-Bab’daki IŞİD militanları yalnızca ferdi silahlarını yanlarına almaları şartıyla Deyr Hafir’e güvenli bir şekilde çekildi.



Fırat Kalkanı’nda 71. ölüm

24 Şubat 2017’de, El-Bab kentinin güneyindeki Tadif yol kavşağı bölgesinde, IŞİD’in yola daha önceden döşediği el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu EYP/Mayın keşfi yapan 2 asker hayatını kaybetti, 3 asker ise yaralandı.

“Fırat Kalkanı” operasyonu kapsamında bugüne kadar geçen 185 günlük süreçte hayatını kaybeden asker sayısı 71’e yükseldi.



Suriye ordusu, El-Bab’da TSK ile burun buruna

26 Şubat 2017’de, Suriye ordusuna bağlı Kaplan Kuvvetleri adlı özel birlikler El-Bab’ın tam güneyinde yer alan Tedef kasabasında tamamen kontrol altına aldı. Böylece Suriye ordusu ile TSK ve Fırat Kalkanı’na bağlı cihatçı gruplar burun buruna gelmiş oldu.

Bunun üzerine Fırat Kalkanı’na bağlı cihatçı gruplar Suriye ordusuna saldırdı. Aynı gün TSK de Afrin, Şehba ve Münbiç’te YPG/YPJ kontrolündeki bazı köylere top atışı gerçekleştirdi.

El-Bab’ın güneyinde TSK destekli cihatçı gruplar ile Suriye ordusu arasındaki çatışmalar Rusya’nın araya girmesiyle sonlandı.



Fırat Kalkanı’nın önü kesildi

TSK destekli cihatçıların gerek Suriye ordusunu gerek YPG-QSD’yi hedef alan saldırıları, Şam yönetimi ile Suriye Kürtleri arasında yeni bir ittifak zemininin oluşmasına yol açtı.

27 Şubat 2017’de, Suriye Ordusu’nun Halep’in doğusundaki bir dizi köyü daha IŞİD’den alarak YPG-QSD kontrolündeki topraklara ulaşmasıyla gerçekleşti.



27 Şubat tarihli bu haritada Suriye ordusu kontrolündeki bölgeler kırmızıyla, YPG-QSD kontrolündeki bölgeler sarıyla, Fırat Kalkanı kontrolündeki bölgeler de maviyle gösteriyor.

“TSK, El-Bab’da üs kurdu”

28 Şubat 2017’de Hürriyet, TSK’nin Suriye’nin El-Bab kentinin stratejik açıdan en kritik bölgesi ve kente hakim olan Akil Tepesi’nde üs kurduğunu ileri sürdü.


Bir asker, Akil dağından El-Bab’a bakıyor. (Mart 2017)

Fırat Kalkanı, Münbiç’e yöneldi

1 Mart 2017’de, TSK ve Fırat Kalkanı’na bağlı cihatçı gruplar Münbiç’in köylerine saldırı başlattı. YPG-QSD, “Kente yönelen Türk tehditlerine karşı kendilerini tuttuklarını, ancak gerekirse kenti savunacakları”nı açıkladı.

Bab-Münbiç arası Şam tamponu

Fırat Kalkanı’nın Münbiç’e yönelmesi üzerine 2 Mart 2017’de Rusya, Suriye ordusu ve Münbiç Askeri Meclisi arasında anlaşma yapıldı. Buna göre, Münbiç’in batısındaki köyler Suriye ordusuna bırakıldı. 3 Mart’ta, Rusya Genelkurmay Başkanlığı, Suriye ordusunun Münbiç’in güneybatısındaki Kürt güçlerinin bulunduğu bölgeye girdiğini duyurdu.

Böylece Fırat Kalkanı’nın Münbiç’e doğru genişlemesinin önüne geçildi.


Münbiç Askeri Meclisi’nden bir savaşçı, Rus bayrağı asarken…

ABD’den Türkiye’ye karşı Münbiç ve Rakka hamlesi

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Türkiye’nin Münbiç’te Kürt güçlerine yönelik saldırılarının IŞİD’e karşı mücadeleyi zorlaştırabileceğini belirterek, TSK ve ÖSO’dan IŞİD’e karşı mücadeleye odaklanmalarını istedi.

Türkiye’ye yönelik uyarıyı sözle sınırlı tutmayan Pentagon, Münbiç’in içine ve etrafına ABD askerleri konuşlandırdı. Pentagon, “Bu görev IŞİD’den başka bir tarafa saldıran tarafları caydırmak içindir” diyerek Türkiye’ye sahadan da mesaj vermiş oldu.

4 Mart 2017’de IŞİD karşıtı uluslararası koalisyonun komutanı ABD’li Korgeneral Stephen Townsend, El-Bab’ın alınması ve IŞİD’e karşı mücadele hakkında konuştu; TSK ve ÖSO’nun IŞİD’e karşı mücadeleye odaklanmalarını, koalisyonun Rakka için “hazırlık gücünü ve işlerini engellememeyi dikkate almaları” önerisinde bulundu.

Aynı gün Rusya ve Suriye ordusu Münbiç’in batısında konuşlanmasına ilişkin konuşan Pentagon sözcüsü Albay Jeff Davis, “Bu, bizim parçası olduğumuz bir şey değil” dedi.

Stephen Townsend

Fırat Kalkanı’nı Münbiç ve Rakka’ya doğru genişletme iddiası

7 Mart 2017’de, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, ABD’li mevkidaşı Joseph Dunford ve Rus mevkidaşı Valeri Gerasimov ile Antalya’da bir araya geldi.

Türkiye’nin Rakka operasyonu önerisini sunan Akar, “TSK ve ABD’nin ÖSO güçleriyle birlikte Akçakale’den girip PYD bölgesi içinde açılacak koridorla Tel Abyad üzerinden Rakka’ya inmesi gerektiğini” savundu, “(Rojavalı) peşmergelerin de doğudan batıya doğru harekâta destek verebileceğini” belirtti.

ABD’nin bu seçeneğe sıcak bakmadığı, YPG-QSD için Münbiç ve Rakka’ya yaptığı askeri sevkıyat ile anlaşılırken, halihazırda Münbiç’in batısındaki köylere konuşlanan Suriye ve Rus birlikleri de Fırat Kalkanı’na esaslı bir dur mesajı vermişti.

Hürriyet yazarı Murat Yetkin’in söz konusu görüşmeye ilişkin köşesine taşıdığı iddia ise Fırat Kalkanı için malum sonun yaklaştığını gösteriyordu:

Ankara diplomatik kulisinde bugünlerde kulaktan kulağa yayıldığına göre, Dunford’un bu plana sıcak bakmadığı belli olunca Gerasimov’un Akar’a doğru eğilip, yarı şaka, Türkiye’nin Suriye’den çıkma zamanının geldiğini söylediği iddiasını teyit etmek mümkün değil.


(Soldan sağa) Gerasimov, Akar ve Dunford

Öte yandan toplantının gerçekleştiği gün Pentagon da Rakka operasyonuna destek için bölgeye 400 deniz piyadesi gönderdiğini açıkladı.

Fırat Kalkanı’nda tehlikeli hamleler

9 Mart 2017’de, Münbiç’in batı bölgelerine konuşlanan Suriye ordusuna bağlı sınıf muhafızları TSK topçusunun atışına hedef oldu.

AKP iktidarı Münbiç’i hedef gösteren açıklamalarını sürdürürken Suriye askerleri ve Rus askerleri, Münbiç’te YPG’lilerle birlikte dans etti ve siyasi mesajı güçlü bu görüntüler kaydedilerek yayımlandı.

 


Şam bir kez daha Türkiye’yi BM’ye şikayet etti

10 Mart 2017’de, Şam yönetimi “Türk ordusunun Suriye’deki saldırgan eylemleri nedeniyle” bir kez daha Türkiye’yi Birleşmiş Milletler’e (BM) şikayet etti. Suriye Dışişleri Bakanlığı tarafından gönderilen yazıda, TSK’nin 9 Mart’taki saldırısına dikkat çekildi, BM ve uluslararası toplumdan, Türkiye’yi askerlerini Suriye’den çekmeye ikna etmesi istendi.

Erdoğan Moskova’ya gitti, umduğunu bulamadı

10 Mart 2017’de Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Kremlin’de bir araya geldi.

Erdoğan’ın bu ziyareti, Türkiye’nin Fırat Kalkanı’nı Münbiç ve Rakka’ya doğru genişletme iddiasını dile getirdiği, Suriye ordusu ve YPG’yi hedef alan saldırılarda bulunduğu bir dönemde gerçekleşti. Ancak Moskova’da umduğunu bulamayan Erdoğan, önce “Bizler provokasyonlara gelmeyecek, terör örgütlerinin ikili ilişkilerimizi zehirlemesine izin vermeyeceğiz” dedi, ardından, “Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve milli birliğini hiç kimse tehlikeye atmamalıdır” diye konuştu.



Pentagon: YPG Rakka operasyonuna katılacak

16 Mart 2017’de, ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı uluslararası koalisyonun sözcüsü, ABD’li komutan Albay John. L. Dorrian, Rakka’yı IŞİD’in elinden geri almak için düzenlenecek operasyona YPG’nin kesin olarak katılacağını, Türkiye’nin olası rolünün de görüşülmekte olduğunu söyledi.

ABD’li komutan, bir soru üzerine Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından eğitilen ve Suriyeli Kürtlerden oluşan “Rojava Peşmergeleri”ni Suriye’nin kuzeyinde başta Rakka olmak üzere yürütülen operasyonlara şimdilik dahil etmeyi düşünmediklerini açıkladı.



Rusya’dan Afrin hamlesi

20 Mart 2017’de, YPG Sözcüsü Redur Xelil, Rusya ile yaptıkları anlaşma çerçevesinde, Afrin’de bir askeri üs kurulacağını ve Rusların YPG savaşçılarına askeri eğitim vereceğini açıkladı. Kısa süre sonra konuya ilişkin bir açıklama yapan Rusya Savunma Bakanlığı, Afrin’de askeri üs kurmayacaklarını ancak bölgede, “Rusya’nın Suriye’deki Ateşkesi İzleme Merkezi’nin bir şubesinin açılacağını” bildirdi.


YPG Sözcüsü Redur Xelil

Rus askerler Afrin’de

21 Mart 2017’de Rus askerleri Afrin’deki Newroz kutlamalarına katılarak YPG’lilerle birlikte poz verdi. Bölgedeki Rus birliğinin komutanı Tümgeneral Andrey Volkov’un YPG arması taktığı görüldü.



Fırat Kalkanı tıkanıyor

Türkiye, Afrin’deki gelişmeler karşısında da fiili durum yaratarak bölgeye müdahale etme seçeneğini devreye soktu.

22 Mart 2017’de YPG kontrolündeki Afrin ile cihatçıların kontrolündeki bölgelere sınırı olan Reyhanlı’nın Bükülmez Köyü’ndeki karakolda kurşunlara hedef olan bir er yaşamını yitirdi. Söz konusu karakol Nusra ve Ahrar’uş Şam kontrolündeki Atme’nin hemen karşısında yer almasına rağmen, TSK saldırıdan PYD-YPG’yi sorumlu tuttu ve Afrin’e top atışları gerçekleştirdi. Suriye basınındaki bir başka iddia ise, önce TSK saldırısının yaşandığı, YPG’li keskin nişancı atışının ise bunu takip ettiği şeklindeydi.

Hama’ya saldıran cihatçılar TSK’ye ait zırhlılarla görüntülendi

24 Mart 2017’de, Nusra Cephesi liderliğindeki cihatçıların Hama’da başlattığı saldırılarda Türk ordusuna ait ACV-15 zırhlı taşıyıcılarının da kullanıldığı görüldü. Suriye yönetimine yakın medya organları bunu Aralık’ta varılan ateşkes anlaşmasının Türkiye tarafından ihlali olarak yorumladı. Kısa süre sonra Fırat Kalkanı’nda yer alan bazı cihatçı grupların da Hama saldırılarında yer aldığı ortaya çıktı.



Bahçeli net konuştu: Bizi ciddiye alan yok           

25 Mart 2017’de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD’den sonra Rusya askerlerinin de YPG arması taktığını belirterek, “Bu bir defa milletimize meydan okumaktır. Türkiye’nin, ‘PYD’nin Münbiç’ten çekilmemesi halinde vururuz’ açıklamasını ciddiye ve dikkate alan yoktur” dedi.


Rusya’nın Fırat Kalkanı “endişesi”

29 Mart 2017’de, Rus parlamentosunun alt kanadı Duma’nın Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Leonid Slutskiy, Türk askerlerin Suriye’deki eylemlerinden endişe duyduklarını belirterek, “Türkiye’nin genişlemesi Suriye’nin toprak bütünlüğünün yararına değil” dedi.

Fırat Kalkanı “bitti”

29 Mart 2017’de, Tayyip Erdoğan başkanlığında Saray’da yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) olağan toplantısı sona erdi. Toplantı sonrası yapılan yazılı açıklamada Suriye’de yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı’nın “başarıyla sonuçlandığı” ilan edildi.

Başbakan Binali Yıldırım da katıldığı bir televizyon programında, “Bundan sonra gerek DEAŞ’a yönelik gerek başka bir şekilde bizim güvenliğimizi tehdit edecek bir şey olursa, herhangi bir icraat yaparsak bu yeni bir harekâttır. Yani Fırat Kalkanı Harekâtı bitmiştir, bundan sonra ihtiyaç olması halinde artık yapılabilecek bir harekât artık başka bir isimle anılacak” şeklinde konuştu.

Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ