​AKP 'fetvacı'sı sordu: Niçin Erdoğan'ı harcamak istiyorlar?

AKP'nin yolsuzluk, görevi kötüye kullanma, doğruluktan uzaklık, liyakatsizlik gibi eleştirilen tüm eylem ve söylemlerine, Yeni Şafak'ta kaleme aldığı 'dini' yazılarla onay verdiği için Hayrettin Karaman'ın adı 'AKP'nin fetvacısı' olarak çıkmıştı.
'AKP'nin fetvacısı' Hayrettin Karaman, son yazısında, "Niçin Erdoğan'ı harcamak istiyorlar" diye sordu.

Son yazılarından birinde, AKP'nin eleştirilen tüm eylemlerini, "Mevcut iktidarı yıpratmak ve yok etmek isteyen iç ve dış mihraklara bakıyorum; bunların ve özellikle dışarıdakilerin ve içerideki “yönü ve davası farklı olanların” derdi ahlak, liyakat, hak-hukuk değil (keşke olsa), dertleri ve hedefleri Türkiye’yi teslim almak; mel’un emellerine mani olmaya çalışan, zalimlere karşı dik durup hiç değilse hakkı söyleyen lideri bertaraf etmekten ibaret" satırlarıyla aklamaya çalışanKaraman bu kez de, 'tüm dünya Erdoğan'a karşı' retoriğine başvurdu. 

Karar Gazetesi yazarı Akif Beki de, Karaman'ı keskin bir biçimde eleştirdiği yazısında, "Sormazlar mı; dünyevi iktidar mücadelesini din mücadelesi, siyasi rakibi din düşmanı, muhalefeti küffar ordusu ve seçimi din savaşı gibi görmek ve göstermek caiz midir diye? Bu muydu cihat? Siyasi hassasiyetleri din hassasiyeti olarak sunmanın dindeki yeri ve hükmü nedir" sorusunu yöneltti.


Karaman'ın, iktidarın ve üyelerinin din dışı her türlü eylem ve söylemlerini meşrulaştırma çabasına bir tepki de Odatv yazarı Sabahattin Önkibar'dan geldi. "İslam'da yalan söylemek var mı" diye itiraz eden Önkibar, "Hatırlayalım aynı Hayrettin Karaman daha önce de “Yolsuzluk hırsızlık değildir” fetvasını vermişti" hatırlatmasında bulundu.

Karaman 21 Haziran tarihli yazısında, "Benim sevgili Erdoğan’dan hiçbir menfaatim ve beklentim yok. Benim aklımın erdiği ve yönümün belli olduğu günden beri bir davam var" diye yazdıktan sonra, iman ve davaya önem verdiğini savundu ve ekledi:

"Davama öncelik verdiğim için de, kusurlu da olsa bizimkilerin iktidardan düşmeleri halinde davamın başına nelerin gelebileceğini düşünürüm.

Şimdi önümüzde bir İstanbul seçimi var. Bu seçimde Tayyip Bey’in adamı kazanamazsa kimler sevinecek buna bakarım.

Ben sayayım:

* PKK’nın sözde liderleri sevinecek.

* ABD başkanı,

* Netanyahu,

* Suud Kral naibi,

* Sisi,

* Zâyid,

* Esed,

* Bazı Avrupa ülke başkanları,

* Bilcümle İslâm düşmanları,

* Dünyayı soyup soğana çeviren sermaye baronları,

* Kemalistler-Batıcılar… evet bunlar ve benzerleri sevinecekler.

Şimdi soruyorum:

Bunların derdi ahlâk mı, insan hakları mı, düşünce özgürlüğü mü, Türkiye’nin darboğazlardan çıkıp gerçek mânâda güçlü ve bağımsız olması mı, söyleyin, Allah aşkına, bunların derdi nedir? Niçin Erdoğan’ı harcamak istiyorlar?

“Oooof of”!"

Böylece Karaman bir kez daha, iktidar ve Erdoğan'ın tüm şaibeli işlerine dinen meşruiyet kılıfı giydirmeye çalıştı.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ