Yalçın Küçük: Tuncay Özkan MİT'çidir

Tuncay Özkan'ın usb'si üzerine çok önemli bilgiler ifşa etti.
Prof. Dr. Yalçın Küçük, Deniz Hakan, Okan İrtem ve Barış Zeren'in sorularını yanıtladı. Küçük, kamuoyunda bir süredir tartışılan CHP Mİlletvekili Tuncay Özkan'ın 10 yıl sonra ortaya çıkarıp savcılığa teslim ettiği flaş bellekle ilgili de  açıklamalarda bulundu. Küçük, Ergenekon duruşmalarında Tuncay Özkan'ın MİT'çi olduğunun nasıl ortaya çıktığını anlattı.

İşte röportajın ilgili bölümü:

"İLKER PAŞA ŞU SIRALAR HÜRRİYET GAZETESİNİN GÖZDESİ, AYDIN DOĞAN ONU CUMHURBAŞKANI YAPMAK İSTİYOR"

Yalçın Küçük: Çok güzel; bunları yine tartışırız. Yalnız, bu Hürriyet haberinin altında bir haber daha var. Hürriyet gazetesi, sen bir harikasın. Neler yapıyorsun, neler… Kılıçdaroğlu’nu tekrar AKP’nin saflarına koymak için çok güzel bir sayfa hazırlamışsın. O sayfada Diyanet İşleri Başkanı Görmez için de bir köşe var. Diyanet İşleri Başkanı olan bu zat, kendisi de öyle düşünüyor olabilir, pek güzel bir halife olabilecek bir zat. Bu mesele yavaş yavaş konuşulur oluyor. Fethullah Gülen’e Kılıçdaroğlu’nun ifadesi ile “densiz” deniyor. İlker Başbuğ da sayfada eksik değil. Bir yığın Fethullahçı listesi hazırken bunlar temizlenecekken, liste İlker Başbuğ’a verilmiş, o da temizlensin diye Akın Öztürk’e vermiş, o da bu listeyi ortadan kaldırmış.

Nereden başlamalı? İlker Başbuğ’a sorabilir miyim, beraber hapis yattık, nereyi kapatmamış kendisi, Seferberlik Dairesi’ni kim açtı? “Açmasaydık bize güven olmazdı” diyen İlker Paşa değil mi? Andıçları kapatan kimdir? Andıçlardan habersiz olduğunu söyleyen kimdir?

Ben isim vermeyeceğim, AKP’li çok güçlü bir bakan diyeceğim, benim arkadaşım, “Yalçın,” dedi bana, “İlker Paşa orduevlerini bize açtı. Girin, istediğinizi alırsınız, dedi,” dedi. İlker Paşa şu sıralarda Hürriyet gazetesinin sahibinin en büyük gözdesi. Aydın Doğan onu cumhurbaşkanı yapmayı düşünmektedir, öyle görebiliyorum. İlker Paşa, “Akın Öztürk kapattı” demiş. Ben de İlker Paşa’nın neleri kapattığını, kapatırken de neleri açtığını söylüyorum.

Aah Tuncay ah, mahkemede bazen yan yana otururduk, beraber yemekler yerdik, şimdi boğazımda kalmış hissediyorum. 2007’den 2017’ye on yıl geçmiş. Peki bu on yılda devletimizin hapse atmadığı Gülenci kaldı mı?

"DURUŞMADA MİT'Çİ EYMÜR, TUNCAY ÖZKAN'A 'SEN BİZDENSİN' DEDİ"

D. H.: Nasıl kalmadı? Bir kısmı alınıyor, bir kısmına dokunulmuyor. Görünen bu.

Yalçın Küçük: Ah, bu çok doğru, Deniz Hocam, ancak bu liste neden şimdi çıkıyor sorusu da çok doğru.

Biz Tuncay’la arkadaşız, hapishanede beraber geçirdik, ama bunu anlamak mümkün değil. Bir gün, duymak istemediğim bir gün, ünlü MİT'çi Mehmet Eymür resmi tanık olarak geldi. Ben bu arada bir parantez açıyorum, Odatv davasında Hanefi Avcı’ya ifadesinde birden sordum, “Beni takip ettin mi?” dedim. “Ettim,” dedi. “Suç buldun mu?” “Bulmadım.” Mehmet Eymür’e de sordum, takip ettin mi, “yurt içinde, dışında hep ettim” dedi. “Sizin PKK ile bir ilişkiniz olduğunu bulamadım,” dedi. Tuncay arkadaşım da kalktı, Eymür’e bir soru sormak istedi, Mehmet Eymür ise Tuncay Özkan’a “Sen bizdensin,” dedi, tutanaklarda var.

O. İ.: Gazetelerde görünmüyor.

Yalçın Küçük: Okan Hocam, yazmazlar. Ben oradaydım, “Otur yerine,” dedi. Tuncay Özkan da oturdu. “Bir Gizli Servisin Tarihi” kitabına biz devletin kitabı olarak bakarız, bilinir. Mahir Kaynak’ın da bir televizyon programında benzer ifadeleri olmuştur. Çok da abartmıyorum, Mahir Kaynak da Başbakanlık Devlet Planlama’da benimle çalışmıştı. Bunları çok da önemsemiyoruz artık. Eninde sonunda, bir tür devlet memurluğu olarak görüyoruz. Bunu o kadar kınamıyorum, ama şu son çıkışı kınıyorum.

"PEKİ İLKER PAŞA GENELKURMAY BAŞKANIYKEN NEDEN USB'Yİ İŞLEME KOYMADI"
Burada şu görünüyor, idamla yargılanan bir insan için, hem İlker Paşa hem de Tuncay Özkan, elinde hiçbir bilgi olmadan bunları söylüyorlar. Ben Akın Öztürk ne yaptı, ne yapmadı, bilemem. Ancak, İlker Paşa, o zaman Kara Kuvvetleri Komutanı, hemen arkasından Genelkurmay Başkanı oluyor. Genelkurmay Başkanı tam yetkilidir. Pekâlâ istediğini ortaya çıkartabilirdi; elini masaya koyar, “Bütün bunları tekrar tekrar analiz edin,” derdi. Bu bir. İkincisi, 2007 yılında Hava Kuvvetleri Komutanı Aydoğan Babaoğlu’dur. 2009’a kadar Hava Kuvvetleri Komutanı’dır. Çok dürüst, millici bir komutan olarak tanırız. Ne alakası var İlker Paşa ile? Neden önce ona vermiyor?

Bir de, 31 Temmuz tarihli Sözcü’de bir belge var, tamamını yayımlamamışlar. Burada ne diyor, iki flash bellek var, daha önce birini İzmir’de bir belediye otobüsünde bulmuşlar; ordu iki flash belleği de incelemiş, “bir sorun görülmemiştir,” diyor. Ayrıca, bir başkasını da biliyorum, ismini vermeyeceğim, S.S. diyelim, o da bana bir liste verildi, diyor. Nasıl düşünebiliriz? MİT vermiş olabilir bir liste. Ve orduda soruşturulmuş. Sorun yoktur, denmiş. Ciddiye almamışlar.

"BİZ HEM BÜTÜN TARİKATLARA HEM DE GÜLEN TARİKATINA HEP KARŞI OLDUK"

D. H.: Bu gerçekten orduda Fethullahçılar olmadığını, bunun bir tehlike olmadığını göstermez ki. O zaman Gülen ile AKP arasında bir sorun yoktu. Ordu da üstüne gitmek istememiş olabilir. Ancak tabii, meselenin tek kişinin üstüne yıkılması tuhaf görünüyor. İlker Başbuğ neden bir şey yapmadı, sorunuz baki.

B. Z.: Tuncay Bey Fethullah’ın savcılarına, polislerine güvenmedim, ondan çıkarmadım diyor. Tamam ama hukukçulara sormak gerek, Ergenekon komplosu boyunca ya da nihayet mahkeme ağırlaştırılmış müebbet yağdırdığında, bir aşamada, eldeki böyle bir liste kritik bir rol oynar mıydı, oynamaz mıydı?

Yalçın Küçük: Tabii. Kılıçdaroğlu şimdi kalkmış utanmadan çıkıyor şöyle sözlerle: “Gülen ulusalcılar darbe yaptı densiz diyor.” Peki, ulusalcılar dedikleri darbeci diye içerideyken ne yapmış Kılıçdaroğlu? Ne yapmış!! Kemal Kılıçdaroğlu’na Balyoz’un Ankara soruşturmasında bir albayın eşi, bir hanımefendi, “lütfen girin mahkemeye” dedi. Kılıçdaroğlu hangi mahkemeye girdi? Kılıçdaroğlu ne dedi, “onlar darbeci” dedi, başka bir dediği yok!

Peki CHP’nin milletvekili olarak aldığı bir Eren Bey var, ne yaptı, ben ona Fethullahçı dediğim için dava etti. Ne oldu, ciddiye almadılar. Haa, ben daha önce de söyledim, suç işlemeyen Fethullahçıları suçlu görmem, tarikat üyeliğidir. Tarikat üyeliği de bu ülkede suç değildir, her yer tarikat. Ve biz hem bütün tarikatlara, hem de Gülen tarikatına hep karşı olduk. Solun mücadelesi var.

Biz Fethullah Gülenciler’le hep mücadele ettik ve ediyoruz ve CHP’ye yakıştıramıyoruz. Barış Yarkadaş da bana “benim Gülenci olduğumu düşünüyorsun,” dedi. Bırakıyorum şimdi. Biz yakıştıramıyoruz. Bir tanesini değil, iki tanesini değil, daha fazla var.

Tuncay arkadaşıma çok üzüldüm, neden bu listeyi zamanında bize vermemiş? Burada benim gibi bir Gülen uzmanı var, niye dosyayı bana vermedi? Barış Terkoğlu’nu kıskandım, ona da vermemiş ama var demiş, söylemiş. Barış Terkoğlu o sırada, yeni girmiş hapse, tecrübesi az; Tuncay Özkan’sın, bir yığın adam var senin çevrende, ayrıca Doğu Perinçek’in arkadaşlarının koğuşunda kalıyorsun, onlara da söylemiyorsun. Bana da söylemiyorsun. Sen bunu gerçekten birine vermek istiyorsan, böyle mi yaparsın?

Kılıçdaroğlu bir tek gün Atatürk’ün adını ağzına almadı. Türbanı getirmeyi ilk söyleyen politikacı Tayyip Erdoğan değildir. İlk söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Devam ediyorum. Tunceli katliamını Atatürk yaptı diyen Kılıçdaroğlu’dur ve bir de eşidir. Eşininkini ben duymadım, ama öyle dediğini söylüyorlar. Doğru değilse, çıkıp söylesin.

Ben bu listenin tekrar bu şekilde gündeme gelmesini, Kılıçdaroğlu’nun AKP’ye yeniden dönmek istemesi olarak görürüm. İlk defa Fethullah Gülen’e “densiz” diyor. Tuncay Özkan’ın bu yaptığını da çocukça bulurum. Şuraya bakın, on yıllık F..O’cu listesi… Lafı edilmemiş daha önce. Bu eski listeyi şimdi ne yapacaklar? AKP bunları bilmiyor mu? Gidip bir de, Tayyip Bey’in pek sevineceği şekilde, şimdi çıkmış, dünyaya on yıl sonra açıkladığı bu şeyi bir de özel olarak Selvi’ye açıklıyor. Sen niye söylüyorsun Selvi’ye, Tayyip Bey’in özel bilgisi olsun istiyorsan koyarsın özel bir zarfa, sunarsın Tayyip Bey’e. Kılıçdaroğlu sana neden bunu salık vermedi, ayıp etmiş.

Orada bir sürü isim var, nereden biliyorsunuz Akın Öztürk’ü? Ortada hiçbir belge yok, kanıt yok. Haaa, ama şimdi AKP’nin hedefinde. Baş sanık. CHP de hedef alıyor. Ben hapishane arkadaşıma yakıştıramıyorum. Tabii, Kılıçdaroğlu sevinmiştir, gene vekil yapar. Yapsın. Söylediğim gibi, Akın Öztürk’ün ne yapıp yapmadığını bilemem, araştırılır, ama kanıt yokken, belge yokken “üstünü kapattı”, onu yaptı, bunu yaptı diyerek nasıl bu kadar emin, tek suçlu olduğundan emin, mahkûm ediyorsunuz? Benim yakıştıramadığım budur. Tekrar AKP’nin gözüne girmek mi istiyorlar? Benim sorum budur.
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ