Halime öğretmenin ölümünden Mersin'deki devlet yetkilileri sorumlu

Mersin'de bir ihbar mektubuyla, hukuksuzca, mağdur aileler için yardım topluyorlar diye tutuklanan 80 kadından biri olan Halime Gülsu'nun ihmaller sonucunda ölmesi, gözleri sorumlulara çevirdi.
Henüz 34 yaşında, İngilizce öğretmeni iken KHK zulmüne uğrayan Halime Gülsu kronik rahatsızlığı olmasına rağmen tutulduğu cezaevinde öldürüldü. İlaçları verilmedi, gözaltında kötü muameleye maruz bırakıldı ve savunması dikkate bile alınmadan hapishaneye konuldu.

Yaşlı annesiyle yaşayan Halime Gülsu'nun cezaevine girdikten sonra çilesi katlandı. Bir taraftan hastalığıyla mücadele ederken diğer yandan gözaltı sırasında kaybedilen raporu ihtiyacı olduğu cezaevinde yeniden aldırılmadı. 
Hastaneye sevki ancak 25 Nisan'da gerçekleşen Halime öğretmenin zayıf düşen bedeni tekrar cezaevine konuldu ve koğuş arkadaşlarının yardımıyla hayatını güçlükle sürdürdü. İki defa koma haline giren kadının bu arada bir defa da dili boğazına kaçtı. Buna rağmen ısrarla cezaevinde tutuldu ve 28 Nisan'da sabaha karşı 05.00'de 21 kişiyle birlikte kaldığı koğuşunda ruhunu teslim etti. Vefatının ardından apar topar hastaneye götürülen merhumenin ailesine buradan haber verildi.


Suçsuz yere hapse konan binlerce masum gibi tek suç gösterilmeden, sadece kendisi gibi mağdur ailelere yardım için içli köfte satmak, para toplamak iddiasıyla tutuklu yargılanmaya başlanmıştı, kendisi gibi 80 hanım arkadaşıyla birlikte. 
Feryatları sonuçsuz kaldı ve geride gözü yaşlı bir aile bırakarak hayata gözlerini yumdu. Gülsu'nun ölmesinden sorumlu olan baş kişler hasta bir kadını hapse yollayan Başsavcı Mustafa Erdan, 15 gün gözaltı işkencesi yaptıran Emniyet müdürü Mehmet Şahne,  hastanede kalmasına izin vermeyen cezaevi müdürleri ve bütün bu olanlara göz yuman vali Ali İhsan Su'nun olduğu belirtildi.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ