Hakim, itirafçı olmayan tutuklunun cezasını yüzde 50 artırdı

İzmir'de hakim, tutuklu Mücahit Kırcalı'ya 6 yıllık ceza verdi. Hakim, Kırcalı'ya itirafçı olmayı kabul etmediği için cezasını yüzde 50 oranında artırarak 9 yıl ceza verdi. Kırcalı'nın eşi ve 2 çocuğu da perişan durumda kaldı.
Türkiye'de 15 Temmuz kontrollü darbe sonrası başlatılan cadı avıyla yaklaşık 50 kişi tutuklanıp cezaevine gönderildi. Cezaevlerinin yetersiz ve kötü koşullarından dolayı tutuklular kötü olan şartları daha da kötü hale geldi. Diyarbakır'da 25 Ocak 2017'de gözaltına alınan Mücahit Kırcalı, bronşit hastası olmasına rağmen nemli koğuşta ve 7 kişilik koğuşta 11 kişiyle kalmak zorunda kaldı. Diyarbakır'da 3,5 ay zor şartlarda kaldıktan sonra Elazığ'a sevk edilip orada 9 ay orada kaldı.

Tutuklu Kırcalı'nın eşi, bu süreçte aile olarak çok yıprandıklarını belirterek, "Çocuklarımın ve benim psikolojim bozuldu. Telafisi olamayan güzelim günlerimiz çocuklarımdan ve benden çalındı. Eşimi, soruşturması ve ikametgahı İzmir de olmasına ve sevk talebinde bulunmamıza rağmen 1 yıl getirmediler. Annesini 1 yıl görmeyen eşim 4 ay önce annesini kaybetti ve cenazesine de gelemedi. Zamaninda izin vermediler. Elazığ'da psikolojik destek aldı. 5 şubatta sevk talebi kabul olup İzmir'e getirdiler. 2 ayda Şakran cezaevinde tutukluluk devam etti." dedi.

13 Mart'ta görülen duruşmayı da şöyle anlattı, "Eşim 4 sayfalık çok güzel bir savunma yaptı. Avukatta aynı şekilde hukuki savunmasını yaptı. Lakin Hakim esime 'savunmani inandırıcı bulmuyorum' dedi. 6 yıl ceza verdi ve bizimle uzlaşmaya da gitmiyorsun, yardımcı olmuyorsun manasında konuştu. Cezani 1/2 artırıyorum 9 yıl dedi tutukluluğa devam deyip celseyi kapattı. Bu süreç içerisinde çocuklarım ve ben maddi ve manevi olarak yıprandık. Yaşları küçük olduğu için çocuklarımı bu şekilde görmek ve aile desteği alamamak beni psikolojik olarak olumsuz etkiledi." ifadelerini kullandı. 



Eşi tutuklu kocasına yazdığı şiir şöyle:

☘DERDİ EVİNE HELALİNDEN EKMEK GETİRMEKTİ

Ama olmadı işledi yine planı feleğin 
Yılmadı, sabreyledi.
Dedi olsun Ya Rabbel Alemin
Düştüğü medrese-i yusufiyede anladı hakikati 
Asıl dert ekmek değil,
Allah'ın davası imiş
Mahkumiyet bedene, kalbe neylesin kilit 
Kalpte "O" varsa  eğer neşvu nema olur her yer
Rabbin rızasını kazanmaktı  derdim 
Bir cürüm attılar üstüme, neylersin Rabbim
Başa gelen Sendense eğer ey Erhamür Rahimin 
Kahrın  da hoş lütfun da hoş der, inan bu yüreğim...










Yükleniyor...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ