Cezaevindeki NASA çalışanı Serkan Gölge: Bomboş bir dosyayla iki yıldır tutuluyorum!

İki yılı aşkın süredir, İskenderun T Tipi kapalı cezaevinde tutulan eski NASA çalışanı Serkan Gölge, “Hukuk benim için askıya alınmış durumda. Belli ki rehin olarak tutuluyorum” dedi.
Geçtiğimiz şubat ayında ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ iddiasıyla 7 yıl 6 ay hapis cezası alan 38 yaşındaki Gölge, tek kişilik hücresinden, eşi Kübra Gölge aracılığıyla kendisine yöneltilen sorulara cevap verdi. Gölge, “İki yıldır, bomboş bir dosyayla, hukuka aykırı delillerle tutuluyorum. Bu şekilde tutulmam rehin olduğumun göstergesi. Bu, vicdan sızlatıcı bir durum” dedi.

T24’ten Tuğba Tekerek’in haberine göre, Serkan Gölge, eşi ve iki çocuğuyla birlikte, ailesini ziyarete geldiği Hatay’da, “CIA ajanı” ve “kripto F…’cü” olduğu yönündeki isimsiz bir ihbar üzerine 23 Temmuz 2016’da gözaltına alınmıştı. Misafir kaldığı evde 1 dolar bulunduğu yönünde tutanak düzenlenen Gölge, 14 günlük gözaltının ardından tutuklandı. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi, bu yıl 8 Şubat’ta karara bağladığı davada, Gölge’yi “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı, cezada indirime gitmedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, aynı gün yaptığı açıklamada, “güvenilir deliller olmaksızın” verildiğini savunduğu mahkûmiyet kararından ABD’nin derin kaygı duyduğunu söyledi. Böylece, Gölge ABD’li yetkililerin kamuoyu önünde ismini zikrettiği, pastör Andrew Brunson dışındaki tek tutuklu ABD vatandaşı oldu. İki hafta önce TL’nin dolar karşısında hızla değer kaybetmesine neden olan kriz sırasında, ABD’li yetkililer, Brunson’ın yanısıra diğer tutuklu ABD vatandaşlarının da eve dönmesi gerektiğini söylemişti.


Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy ise, konuya ilişkin olarak, “Serkan Gölge adil bir yargılama sonrası hüküm giymiştir. Dava dosyasının içeriğini ve delilleri bilmeyen ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün Türk yargısı hakkındaki ifadelerini ciddiye almak mümkün değildir” açıklamasını yapmıştı.

38 yaşındaki Gölge, tek kişilik hücresinden, eşi Kübra Gölge aracılığıyla sorularıma verdiği yanıtta, “İki yıldır, bomboş bir dosyayla, hukuka aykırı delillerle tutuluyorum. Bu şekilde tutulmam rehin olduğumun göstergesi. Bu, vicdan sızlatıcı bir durum” dedi.

TANIK: ABD’DE ÇALIŞIYORDU, ‘CIA’DE ÇALIŞABİLİR’ DEDİM

Mahkeme heyetinin gerekçeli kararına göre, mahkûmiyet kararının üç temel dayanağı var. Bunlardan birincisi, Gölge’nin gözaltına alınmasına yol açan “CIA ajanı” ve “kripto F…’cü” olduğu yönündeki ihbarı yapan kişinin mahkemedeki tanıklığı.

Dava sürecinde, bu ihbarın, Gölge’nin eniştesinin kardeşi tarafından yapıldığı ortaya çıkmıştı. Gölge’nin hayatında üç-dört defa gördüğünü söylediği, Hatay’ın bir köyünde yaşayan bu kişi mahkemedeki ifadesinde, somut bir bilgisi olmadığını, bunların aile içindeki duyumlar olduğunu söylemişti.

Tanık, ajanlık konusunda ise, televizyonda Gülen cemaatinin eski mensuplarından Nurettin Veren’in “Biz adamlarımızı CIA’ye yerleştirdik” sözlerini duyduğunu söylemiş ve “Sanığın yurtdışına çıkması, ABD’de çalışması nedeniyle, yine tahmine dayanarak CIA’de çalışabilir diyerek ihbarda bulundum” ifadelerini kullanmıştı.

Gölge ise, bu ifadeye karşılık, daha önce aile içinde mal paylaşımı konularında bazı anlaşmazlıklar yaşandığını, bu kişinin hasmı olduğu için kendisine bu iftirayı attığını söyledi.

Tanık mahkeme heyetine, Gölge için “suçlu” ya da “masum” diyemeyeceğini, sadece şüpheleri olduğunu belirterek, “Siz bileceksiniz, bunu ben bilemem” demiş olsa da, bu ifadeler, mahkûmiyet kararının gerekçelerinden birini oluşturdu. Kararda, “aile arasındaki duyumun da hafife alınamayacağı, duyumdan ibaret olsa bile diğer delillerle desteklenen aile içindeki bilgiye itibar etmek gerektiği” yazıldı.

FATİH ÜNİVERSİTESİ’NDE YÖK BURSUYLA OKUDU

Gölge, Boğaziçi, ODTÜ gibi üniversitelerin ardından tercih ettiği, Gülen cemaati bağlantılı Fatih Üniversitesi’nde YÖK’ten tam burs alarak fizik okumuş, 2003’te ABD’ye gidip, orada doktora ve doktora sonrası çalışmalar yapmış, 2013 yılında da NASA’da çalışmaya başlamıştı.

Gölge, mahkemedeki savunmasında, “Alçakça bir iftira yüzünden gözaltına alınmamış olsaydım şu anda NASA’daki ofisimde Mars’a insanlı yolculuk projesinde çalışan binlerce bilim adamı ve mühendis içinde birkaç Türk’ten biri olarak araştırmalara devam ediyor olacaktım” dedi, ayrıca mahkeme heyetine, uzaydaki radyasyonun insan vücuduna etkileriyle ilgili araştırması hakkında da bilgi verdi. Eşinin verdiği verdiği bilgiye göre, Gölge’yi tutuklandıktan sonra da kadrosunda tutan NASA, mahkûmiyet kararının ardından Gölge’nin görevine son verdi.

AVUKAT: SORGUDA ‘BİZE ÇALIŞ’ DEDİLER

Mahkuûmiyet için gerekçeli kararda tanıklığın yanısıra, Gölge’nin misafir olarak kaldığı evde 1 dolarlık banknot bulunduğu yönünde tutanak ve Bank Asya hesabı dayanak olarak gösterildi.

Gölge, savunmasında, “1 doların kendisine ait olmadığı belirtirken, ilk aramada bulunmayan 1 doların, yaklaşık iki saat sonra hukuka aykırı şekilde yapılan ikinci aramada bulunduğuna dair tutanak düzenlendiğini” savundu. Gölge, “polislerin tutuklama için delile ihtiyaç duyduğunu, bunun için de kolay yerleştirilebilir 1 doları tercih ettiklerini düşündüğünü” ifade etti.



Avukatı ise duruşmada yaptığı açıklamada, 14 günlük gözaltı sürecinde, bazen gece geç saatte uykusundan uyandırılarak Gölge’yle altı kez “yasadışı mülakat” yapıldığını savunarak şunları aktardı:

“Altı mülakatta da müvekkile diyorlar ki ‘Bildiğini söyle,’ müvekkil diyor ki ‘Ben bir şey bilmiyorum.’ O zaman diyorlar ki ‘Bize çalış’”

Avukatın anlatımına göre, “MİT’ten olduğunu söyleyen, başka istihbarattan olduğunu söyleyen kişiler,” Gölge’ye “Amerikan vatandaşı olduğunu ve bilgi almak için istediği yere gidebileceğini” söylediler. Avukat “Acaba, müvekkilin bir şekilde bilgi toplaması, zor durumda kalması için mi, o 1 dolar oraya konuldu, bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

BANK ASYA HESABI

Mahkeme heyeti, gerekçeli kararında Gölge’nin Ocak 2014’te 0,1 lira bulunan Bank Asya hesabına sonraki ay yaklaşık 16 bin lira aktardığına dikkat çekerek bunu Fethullah Gülen’in çağrısıyla yaptığını ifade etti.

Gölge ise “Gülen’in Bank Asya’yı kurtarma çağrısından haberi olmadığını, hesabının yıllar içinde bazen aktif, bazen pasif olduğunu, MASAK raporunda da belirtildiği gibi Bank Asya’nın yanısıra faizsiz bankacılık yapan Kuveyt Türk’ü de yoğun olarak kullandığını, daha yüksek kâr payı verip, düşük havale komisyonu aldığı için o süreçte Bank Asya’yı tercih ettiğini” söyledi. Ayrıca, avantajları sürdüğü için, TMSF’ye devredildikten sonra da parasını Bank Asya’da tutmaya devam ettiğine dikkat çekti. Gerekçeli kararda ise Gölge’nin “sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında çok cüzi miktarlardan ibaret kâr payı lehine olduğu için parasını Bank Asya’ya yatırdığı” şeklindeki savunmasına itibar edilemeyeceği ifade edildi.

İSTİNAF MAHKEMESİ 19 EYLÜL’DE ESASTAN GÖRÜŞECEK

Yaklaşık iki yıldır tek kişilik hücrede tutulan Gölge’nin uzun tutuklulukla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvurudan sonuç alınamadı.

İstinaf sürecindeki dosyada, üst mahkeme olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi’ne yapılan tahliye talepleri de reddedildi. Bölge Adliye Mahkemesi davayı 19 Eylül’de esastan görüşecek.

 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ