Cemaati bitirme planının önündeki hukuk engeli 15 Temmuz'la aşıldı

15 Temmuz darbe girişiminin kimin işine yaradığı sorusunun cevabı artık herkes tarafından malum.
Bu sorunun cevaplarından bir tanesi de Gülen Hareketini (Cemaati) bitirmeye kararlı siyasi iktidarın önündeki hukuk engelinin aşılması konusu içerisinde yer almakta.

Ünlü Alman dergisi FOCUS’ta 24.07.2016 tarihinde yayınlanan bir haberde; “Darbe çatışmasının başlamasından yarım saat sonra İngiliz istihbarat kurumu GCHQ, Türk Hükümetinin telefon, e-mail ve yazılı yazışmalarını yakaladı. Bu yazışmaların içeriğinde şu bilgiler geçiyor: ‘Yarın temizlik (tasfiye) operasyonları başlatılsın ve darbenin baş yöneticisi Gülen ilan edilsin!’(1)” deniliyordu.

Darbe girişimi ile birlikte yaşanan gelişmeler, Cemaate yönelik tasfiye ve el koyma işlemleri, ilgililerce bugüne kadar yalanlanmayan bu haberin doğru olduğunu ortaya çıkardı.


15 Temmuz gecesi Marmaris’ten İstanbul’a hareket eden Erdoğan, saat 04.00 sıralarında Atatürk Havalimanında yaptığı konuşmada darbe girişimini “Allah’ın büyük bir lütfu” olarak nitelemiş ve “Bunların silahlı bir terör örgü
tü olduğu net olarak ortaya çıktı” diyerek darbe girişiminden Cemaati sorumlu tutmuştu(2).

Aynı saatlerde TV yayınlarına bağlanan Ankara Başsavcı Vekili Necip Cem İşçimen benzer açıklamalar yaptıktan sonra 2745 hâkim ve savcı hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu(3). Bu sırada Ankara Hakimevi'nde toplanan HSYK ve Ankara Başsavcılığından yetkili isimlerin toplantısı(4) sonucunda gün içerisinde 2  AYM üyesi, 140 Yargıtay üyesi, 48 Danıştay üyesi ile 2745 hakim-savcı hakkında gözaltı kararları çıkarıldı (5) ve hakim-savcılar HSYK kararıyla açığa alındı. Böylece FOCUS dergisinin haberinde adı geçen tasfiye operasyonlarına darbe girişimi ile ilgisi olmayan hakim-savcılar üzerinden başlanılmış oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbe girişiminin devam ettiği o sıcak ortamda “Bunların silahlı bir terör örgütü olduğu net olarak ortaya çıktı” sözleri dikkat çekici. Yargı kararı bir kenara, darbeci askerlerin dahi henüz yakalanıp sorgulanmadığı, herhangi bir ifade, delil ve belgenin bulunmadığı bir aşamada söylenen bu söz, bizlere, darbe girişiminden 3 yıl önce dershanelerin kapatılması tartışmaları sırasında Erdoğan’ın Cemaate yönelik olarak sarf ettiği: “kızdırmasınlar, yoksa 2 polis ve 1 savcı ile terör örgütü ilan ederim” biçimindeki sözlerini hatırlattı. Erdoğan, o sözlerinden 3 yıl sonra, 16 Temmuz 2016’nın ilk saatlerinde Cemaati silahlı terör örgütü olarak ilan etmeyi başardı.

17/25 Aralık operasyonlarının ardından Erdoğan’ın en büyük hedefinin, belli çevrelerle birlikte “kökünü kazımaya” azmettiği Cemaati bir terör örgütü olarak kabul ve ilan ettirmek olduğu herkesin malumu. 12.03.2014 tarihinde Kanal24 televizyonunda canlı yayınlanan bir program esnasında kendisi ile röportaj yapan gazeteci Mustafa Karaalioğlu'nun Gülen Hareketi hakkında “Cemaat” tabirini kullanması üzerine Erdoğan’ın sert bir şekilde müdahale ederek; “Bak bir defa şu cemaat ifadesini kullanma, örgüt var, niye korkuyorsun, örgüt var, bir hareket olamaz, örgüt var, cemaat de diyemezsin” şeklindeki sözleri Erdoğan’ın bu amacını yansıtan en çarpıcı örneklerden bir tanesi.

17/25 Aralık operasyonlardan Cemaati sorumlu tutan Erdoğan ilkin “paralel yapı” söylemleriyle Cemaati “düşman” ilan etti. Konuyu Milli Güvenlik Kurulu’na taşıyan Erdoğan’ın burada Cemaat hakkında “terör örgütü” kararı aldırması kolay olmadı. 26.05.2016 tarihli toplantıya kadar; “ulusal güvenliğimizi tehdit eden yapılanmalar”, “illegal yapılanmalar”, “paralel yapılanmalar ve illegal oluşumlar”, “paralel devlet yapılanması ve legal görünüm altında faaliyet gösteren illegal oluşumlar” şeklinde aşama aşama sertleşen “paralel yapı” söylemi, 26.05.2016 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısında “bir terör örgütü olan paralel devlet yapılanması” ibaresinin kullanılmasından sonra yerini “F...Ö/PDY silahlı terör örgütü” kavramına bıraktı.

Ancak Devletin tüm imkanlarını kullanmasına rağmen siyasi iktidarın Cemaati terör örgütü olarak gösterme ve kabul ettirme çabaları 15 Temmuz darbe girişimine kadarki süreçte kamuoyunda karşılık bulamadı. Siyasi iktidar dahil herkesin yakından tanıdığı ve bir şekilde faaliyetlerine iştirak ettiği veya desteklediği bu kimselerin terör örgütü olduğuna kimse inanmadı. En az 40 yıldır eğitim, kültür, sağlık, insani yardım gibi alanlarda faaliyet yürüten Cemaat mensuplarının terör ve şiddet içeren eylemlere başvurdukları görülmemişti.

Öte yandan, süreç içerisinde aşama aşama “ötekileştirilerek”, hükümet emrindeki “Devlet olanakları” ve “medya gücü” 
kullanılmak suretiyle, “şüpheli”, “tehlikeli”, “düşman” gösterilen Cemaat mensupları veya Cemaatle bir şekilde irtibatlı/ilişkili kimseler tek tek fişlenmiş, Cemaate ait veya iltisaklı müesseselerin listesi yapılmıştı. Ancak bu kişi ve kurumların hukuka aykırı bir işlemleri ve yasal bir gerekçe bulunamadığı için bunlara ilişkin tasfiye veya el koyma işlemi yapılamıyordu.

Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme Kurulu çözüm üretmek için çareler arıyordu ve bu konuda bazı kurumlardan da görüş istedi. HSYK üyeleri yürürlükteki mevzuata göre Cemaatle mücadele edilemeyeceğini (tasfiye ve el koymaların yapılamayacağını), bu konuda yeni bir mevzuata ihtiyaç olduğunu bildirmişlerdi(6). 2014 yılı Ekim ayındaki seçimle göreve gelen ve “bizden bir buçuk sene hukuk beklemeyin” mesajı veren yürütme destekli Yargıda Birlik Derneği mensubu HSYK üyeleri Cemaate karşı “hukuk yoluyla mücadele” edemeyeceklerinin farkındaydı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 22.09.2016 tarihinde New York’ta yaptığı konuşmada Cemaate ait okulları normal şartlarda geri almalarının mümkün olmadığını söylemiş(7), yine HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz 23.09.2016 tarihli açıklamasında KHK olmasaydı hakim-savcıları ihraç etmelerinin mümkün olma
yacağını itiraf etmişti(8).

Erdoğan’ın Milli Güvenlik Kurulu’ndan Cemaatin “terör örgütü” olduğuna ilişkin karar aldırması da işe yaramamıştı. HSYK Başkanvekili Yılmaz’ın 12.10.2016 tarihli açıklamasında belirttiği üzere bu tasarruf Avrupa’da kabul görmemiş, “İdari tasarrufla silahlı terör örgütü yaratamazsınız” denilmişti(9). Velhasıl, Cemaate yönelik tasfiye ve el koymalar bu şartlarda mümkün değildi.

Cemaati bitirmek için “hukuk” engelinin aşılması gerekiyordu. İşte 15 Temmuz darbe girişimi böyle bir ortamda Erdoğan’ın ve Cemaatin kökünü kazımak isteyenlerin imdadına yetişiverdi. Darbe girişimi devam ettiği sırada, yani olay sıcakken ve hiçbir darbeci henüz yakalanıp sorgulanmamışken Erdoğan’ın ilk sözleri “Bu bize Allah'ın çok büyük bir lütfu.” oldu. Hitler’in Reichstag Yangını için “Tanrı’nın bir işareti” sözleriyle benzerlik gösteren bu cümlenin devamında Erdoğan; “Bu TSK'nın bunlardan temizlenmesine vesile olacak. … Operasyona başladık, bunu tam manasıyla artık bitireceğiz.” diyerek(10) Cemaate yönelik tasfiye ve el koymaların da işaretini vermiş oldu. Bütün bunlar FOCUS dergisinde çıkan haberi bütünüyle doğrulamakta.

Cemaate gelince.. 15 Temmuz darbe girişimine kadar hukuk dışı bir eylemi/işlemi tespit edilemeyen Cemaat, 15 Temmuz ve sonrasında da hukuk içerisinde kaldı ve soykırıma kadar varan operasyonlara karşı hukuk zemininde mücadele verdi, veriyor. Siyasi iktidar ve bağlısı yargı teşkilatı tarafından hakkında adli/idari işlem yapılan yaklaşık 500 bin insandan bir teki hakkında bile terör ve şiddet eylemi izafe edilemezken, yapılan suçlamalar “ByLock kullanmak, Bank Asya’ya para yatırmak, dernek/sendika üyeliği …” gibi temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasına yönelik faaliyetler ve gerçekte hiçbir suç unsuru taşımayan kişisel tercihlerden ibaret.
Buna karşılık Cemaati bitirmek için hukuku engel gören siyasi iktidarın Cemaate karşı düşman ceza hukuku uyguladığı, bu kapsamda; “kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi”, “masumiyet karinesi”, “şüpheden sanık yararlanır ilkesi”, “savunma hakkı”, “tabii hakim ilkesi”, “yargı bağımsızlığı”, “suç ve cezanın şahsiliği”, “delillerin yasallığı”, “silahların eşitliği” gibi hukukun temel ilkelerinin tamamen ihlal edildiği, Cemaat mensuplarına karşı Terörizmin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nde terör ve soykırım suçu olarak kabul edilen adam kaldırma (yurt içinde ve dışında) ve hürriyeti tahdit, göz altında işkence yapmak, işkence sonucunda ölümlere neden olmak, bedensel ya da zihinsel zarar vermek, kısmen ya da tamamen fiziksel tahribe yol açacak yaşam şartlarına kasıtlı olarak maruz bırakmak, zulüm (bir grubun veya topluluğun, kimliğinden dolayı, uluslararası hukuka aykırı olarak, temel haklardan ağır bir şekilde mahrum bırakılması) … gibi yasadışı yollara başvurulduğu görülmekte.

15 Temmuz’a kadar Cemaati “terör örgütü” gösterme çabaları sonuçsuz kalırken, 15 Temmuz sonrasında Türkiye kamuoyu bu iddiaya inandı/inandırıldı. Ancak ABD ve Batılı ülkeler nezdinde bu iddia yine karşılık bulmadı. Zira Erdoğan’ın “Büyük devletler dinler” sözleriyle ifade ettiği gibi ve başta belirtilen FOCUS haberinde de geçtiği üzere, istihbaratı güçlü devletler 15 Temmuz’un gerçek faillerinin kim olduğunun farkında ve bir gün bütün gerçekler bütün çıplaklığıyla mutlaka ortaya çıkacak..

DİPNOTLAR:

1-    http://www.todaysanadolu.com/turkiye/sok-focus-dergisi-ingiliz-istihbarati-turk-hukumetinin-darbenin-ilk-yarim-saatindeki-maillerini-ele-gecirdi-yarin-temizlik-baslatilsin-darbe-gulene-yikilsin

2- http://m.haber7.com/ic-politika/haber/2046581-erdogan-havalimaninda-konustu-zamanlamaya-dikkat#

http://www.egehaber.com/m/gundem/cumhurbaskani-erdogan-ataturk-havalimani-nda-konusma-yapiyor-h107880.html

http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/son-dakika-haberi-cumhurbaskani-erdogan-ataturk-havalimanina-geldi-1316504/

http://www.hurriyet.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-size-verilen-silahlari-milletimize-dogrultursaniz-bedelini-odersiniz-40148727

3- http://www.ntv.com.tr/video/turkiye/ankara-bassavci-vekili-iscimen-ntv-yayinina-katildi,PqyQq1zPUkCHbxXG84-uSQ

4- http://www.aksam.com.tr/yazarlar/o-gece-neler-oldu/haber-540829  

5-  http://www.hurriyet.com.tr/2-bin-745-hakim-ve-savci-icin-gozalti-karari-cikti-40149496

http://t24.com.tr/haber/bazi-hsyk-yargitay-ve-danistay-uyeleri-hakkinda-yakalama-karari-cikarildi,350225

6- http://www.bidebunuizle.com/hakim-savcilar-iftarda-bulustu-devletin-yanindayiz-78727.html#

http://www.cnnturk.com/turkiye/hakim-ve-savcilar-iftarda-bulustu-devletin-yanindayiz

7-http://www.sanalbasin.com/son-dakika-cumhurbaskani-erdogandan-onemli-aciklamalar-guncel-haberler-15533590

8- https://t.co/J4RVYYMLa3  

9.http://www.cumhuriyet.com.tr/m/koseyazisi/614303/HSYK_Baskanvekili__Avrupa_tercumeyi_bile_beklemedi.html

10- http://m.haber7.com/ic-politika/haber/2046581-erdogan-havalimaninda-konustu-zamanlamaya-dikkat#

http://www.egehaber.com/m/gundem/cumhurbaskani-erdogan-ataturk-havalimani-nda-konusma-yapiyor-h107880.html

http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/son-dakika-haberi-cumhurbaskani-erdogan-ataturk-havalimanina-geldi-1316504/

http://www.hurriyet.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-size-verilen-silahlari-milletimize-dogrultursaniz-bedelini-odersiniz-40148727
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ