Bilişim Raporu: Bylock darbe girişiminden 3,5 ay önce kullanımdan kaldırıldı

Ceza Hukukçusu Avukat Murat Akkoç, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın adli bilişim uzmanlarına hazırlattığı raporu ortaya çıkardı.
Hazırlanan raporda Bylock’un darbe tarihinden önce kullanımdan kaldırıldığını belirten Akkoç, on binlerce kişinin haksız yere tutuklu olduğunu söyledi.


 Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen kontrollü darbe girişimi üzerinden 1,5 yıldan daha fazla bir süre geçti. Darbe girişiminden hemen sonra, bu girişimin Gülen hareketi tarafından yapıldığını belirten AKP iktidarı, gözaltı işlemlerine başladı. Darbe gecesinde haberleşmenin Bylock programı aracılığıyla yapıldığını belirten AKP, MiT’in hazırladığı listelerle on binlerce kişi hakkında soruşturma başlattı. Şu an itibariyle BTK hatalı IP kayıtları nedeniyle hiç kullanmadıkları halde halen 30 bin kişi  ByLock kullanıcı listesinde bulunuyor. Ceza Hukukçusu Avukat Murat Akkoç, bugün twitter hesabından Bylock’la ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Akkoç, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Adli Bilişim Uzmanı Rafet Özgöçmen ve Yrd.Do ç.Dr. Baha Şen’e hazırlattığı ByLock Bilirkişi Raporunu paylaştı.
 

Rapor konusunda hukuki değerlendirmesini detaylı incelemesinin bitmesiyle yapacağını belirten Akkoç, “Fakat raporun 20. ve 35.sayfasında programın 26 Mart 2014 Çarşamba saat 12:15:46 tarihinde kullanıma başlanıldığı 02 Nisan 2016 tarihinde kullanımdan kaldırıldığı tespiti yapılmıştır. Her ne kadar meslektaşlar @avkmlcr @GizayDulkadir haklı ve isyana varan itirazlarına rağmen Bylock programının darbede kullanıldığı veya Harbiyeli bir öğrencinin annesine hakkını helal et şeklinde mesaj yazdığı şeklinde konuşanların ve twit atanların bir nebze utanması gerekir.” Dedi.

Ceza Hukukçusu Avukat Murat Akkoç’un @avmuratakkoc hesabından konuyla ilgili paylaşımları şöyle:
 
1-Tarafıma ulaştırılan, resmi bir sıfat taşıması nedeniyle önemli ve kamuoyunda tartışılmasında faydalı gördüğüm Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Adli Bilişim Uzmanı  Rafet ÖZGÖÇMEN ve  http://Yrd.Do ç.Dr. Baha ŞEN’e hazırlattığı ByLock Bilirkişi Raporunu paylaşıyorum.

 ‏
2-Raporla ilgilenler https://bylocksavunma.blogspot.com  adresinde E başlığında ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI BYLOCK BİLİRKİŞİ RAPORU - http://YRD.DO Ç.DR.BAHA ŞEN-RAFET ÖNGÖÇMEN şeklinde ulaşabilirler.
 
3- Hukukçuların ve bilişimcilerin 39 sayfa raporu incelemesinde fayda olduğu kanaatini taşıyorum. @tuncaybesikci @AvUgurPoyraz @aliaktas7 @KorayPeksayar @GizayDulkadir @selhansagirer @AtamizErtugrul @hex2dec @avkmlcr @Yavuzarslan21 @av_fatihalkan @Leventism @ademtaskaya @rahmi68

 
4-Raporun 39.sayfasında VERİ TABANININ BOZUK OLDUĞU ve KURTARMA İŞLEMİ yapıldığı ibaresinin ve raporun tümü BİLİŞİM bakımından incelendiğinde ilgi dijital materyalin adli delil niteliğini etkileyip etkilemediği gibi hususların konunun uzmanlarınca değerlendirilmesi gerekmektedir
 
5-Hukuki yönden raporun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2016/104109 Soruşturma  numarası ile yürütülmekte olan  ByLock soruşturması dosyasında bulunması yönüyle ByLock konusunda açıkça yalan söylemeye devam edenlerin utanarak susması yada susturulması adına önemlidir.
 
‏6-Rapor konusunda hukuki değerlendirmemi incelemem bitince yakın zamanda yapacağım fakat raporun 20 ve 35.sayfasında programın 26 Mart 2014 Çarşamba saat 12:15:46 tarihinde kullanıma başlanıldığı 02 Nisan 2016 tarihinde kullanımdan kaldırıldığı tespiti yapılmıştır.

7-Her ne kadar meslektaşlar @avkmlcr @GizayDulkadir haklı ve isyana varan itirazlarına rağmen Bylock programının darbede kullanıldığı veya Harbiyeli bir öğrencinin annesine hakkını helal et şeklinde mesaj yazdığı şeklinde konuşanların ve twit atanların bir nebze utanması gerekir
 

8- Raporun 1. Sayfasında 27 Eylül 2016 tarihinde CMK kapsamında bilirkişi görevlendirmesi yapıldığı ifade edilmektedir. Raporun 24.sayfasında ByLock programına ait verilerinin bulunduğu sabit diskin bilirkişilere 13 Aralık 2016 tarihinde teslim edildiği belirtilmiştir.
 
9-ByLock server’ı olduğu iddia edilen dijital materyalin ilk elde edildiği tarih tarafımızca bilinmemesine rağmen  en azından MİT’in 18 Mayıs 2016 basın açıklaması gereği bu tarihte materyalin MİT’in ve savcılığın elinde olduğu kesindir.
 
10-MİT’in ve Savcılığın ByLock dijitallerini 6 ay elinde tuttuktan sonra CMK md:134 kapsamında mahkeme kararının 12 Aralık 2016 tarihinde alınması DİJİTAL MATERYALLERİN VERİ BÜTÜNLÜĞÜNÜ ŞÜPHELİ hale getirmiştir.
 
11-Yaklaşık 20 aydır bir çok ağır ceza mahkemesinden avukatların ısrarlı  taleplerine rağmen Ankara  Başsavcılığı adli emanetindeki  ByLock sunucusunun imajlarını ne savcılık gönderdi nede mahkemeler isteme cesaretinde bulunabildi. Mahkemeler belki  @KorayPeksayar  beyi dinler
 
12-Raporun 39.sayfasında uygulamayı kullananların kendi kimliklerini belirleyici telefon numarası, IMEI numarası, e-posta ve doğrulama kodu v.s kullanmaksızın kullanabildikleri belirtilmiştir.
 
13-Kişilerin savcılıktan gelen kayıtlarda teli ve  IMEI numarası da gelmektedir. Sunucuda olmayan bilgilerin BTK IP kayıtlarıyla tamamlanmaya çalışıldığı ancak CGNAT kayıtlarının yetersizliğiyle yapamadıkları ŞAHSİLEŞTİRMEYİ fişleme listeleriyle yaptıkları açıkça ortaya çıkmıştır
 
14- Raporun 7 sayfasında name/username/nickname ile programa girildiği  iletişim kurulmak istenen kişinin username girilerek iletişime geçildiği tespiti yapılmıştır. Ayrıca 11.sayfasında  App Store’de herkese açık olarak indirilebildiği belirtilmiştir.

15-ByLock'un sadece cemaate münhasır bir program olduğu, cemaatten üç kişinin onayı ve üç şifreyle sisteme girilebildiği, bir dolar şifresi v.s. uzayıp giden YALANLARI hala söylemeye devam edenleri zannediyorum bu soruşturmayı yapan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı dahi ikna edemez
 
16-İlk bakışta gördüklerim bunlar fakat hem bilişimci hem de hukukçu arkadaşların farklı bakış açısıyla farklı tespitleri olabilir. ByLock isnadıyla yargılanan kişiler ve meslektaşların incelemek üzere iş bu raporu ve eklerini savcılıktan istenmesini mahkemelerden talep etmelidir
 
‏17-Bu ve benzeri talepleriniz ret edilse dahi delillerin eksik toplandığı, araştırma ve incelemenin tam yapılmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararları ya üst mahkemelerde BOZULACAKTIR yada AYM veya AHİM’de hak ihlali kararı verilecektir.

18-Bazı bilişimciler @hex2dec  @tuncaybesikci  ve hukukçular BYLOCK DELİLDİR  diyorlar. Evet delildir ve Ceza Muhakemesinde ” Delil Serbestisi” ilkesi benimsenmiştir . Burada tartışılan konu soruşturmada elde edilen delilin HÜKME ESAS ALINIP ALINAMAYACAĞI meselesidir.
 
19-Bu nedenle %1 basit şüpheyle soruşturma başlar, yeterli şüpheyle iddianame düzenlenir ancak savcılık iddiasını %99 ispatlasa dahi delillerde %1 şüphe varsa kişi BERAAT eder. ByLock yargılamalarındaki delillerde %1 şüphe var mı ona bakacağız.
 
20-ByLock yargılamalarında biz avukatlar değil  %1 şüpheyi, 99 şüpheyi söyledikçe VİCDANINI VE SAĞDUYUSUNU KAYBETMİŞ bazı bilişimciler, hukukçular ve mahkemeler terör örgütü üyeliği cezası için %1 ispat yeter diyor‏
 
21-Halbuki ceza yargılamasında BERAAT kararı için  %1 şüphe %99 ispattan büyüktür efendiler SUSUN artık. Bu evrensel bir kuraldır ve kişiden kişiye değişmez. @hex2dec  @tuncaybesikci
 
22-Kısaca BTK IP kayıtları şüphelidir hükme esas alınamaz ayrıca Ankara  Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanetindeki  ByLock sunucusunun imajları ve dijital materyaller mahkeme huzurunda  bağımsız bilirkişilerce incelenip adli delildir tespiti yapılmadıkça yine hükme esas alınamaz.
 
23- Avukat @GizayDulkadir ısrarla dile getirdiği BTK hatalı IP kayıtları nedeniyle hiç kullanmadıkları halde halen 30.000 kişi  ByLock kullanıcı listesindedir.
 
24-Türkiye’deki CGNAT sistemindeki teknik alt yapı eksikliklerini bilmelerine rağmen BTK IP kayıtları adli delildir diyen ve bu yönde danışmanlık veren @tuncaybesikci v.b bilişimci ve hukukçular 30.000 kişinin listede kalmasının sebebidirler.


Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ