'Annesi veya babası tutsak çocuklara yaşadıkları süreç hikâye diliyle anlatılmalı'

15 Temmuz sonrasında Hizmet Hareketi’ne yönelik yürütülen soruşturmalarda on binlerce insan hukuki gerekçelerden yoksun iddialarla tutuklandı veya sürgüne zorlandı.
Mustafa Kuzey/ BOLD

Yaşanan zulüm ve baskının en büyük mağdurluları ise çocuklar oldu. Anne ve babasından veya her ikisinden de ayrı kalmak zorunda kalan çocuklar, küçük yaşta yetişkin gibi davranmanın sorumluluğunu yaşıyor.




Uzman Psikolojik Danışman Mahmut Aydın

Anne ve babaların yaşanan süreci çocuklara izah etmede yaşadıkları zorlukları Uzman Psikolojik Danışman Mahmut Aydın, BOLD’a değerlendirdi. Babası cezaevinde olan bir çocuğa “Baban çalışmaya gitti” veya annesi cezaevinde olan bir çocuğa “Annen öğretmenlik yapıyor” gibi anlatımların doğru olmadığını vurgulayan Aydın, “Yaşanılan süreci çocukların rahat kavrayabilmeleri açısından hikâye edilerek anlatılması gerekiyor. Çocukların ilgi duyduğu hayvan veya çizgi film kahramanları üzerinden anne ve babanın durumunun anlatılması daha uygundur” şeklinde konuştu.

Hizmet Hareketi’ne gönül vermiş insanların sahip olduğu misyon ve yürüttüğü sorumlukları çerçevesinde karşılaştıkları zulüm karşısında travma hali bir süreçten geçtiklerini belirten Mahmut Aydın, “İnsanlar özelikle duygusal anlamda çok ciddi güven problemi yaşıyor. Çünkü maruz kalınan baskı ve şiddetinin kendisine yakın gördüğü insanlardan gelmesine anlam veremiyor.” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE’DE ÇOCUKLARIN YETİŞMESİ AÇISINDAN SAĞLIKLI BİR ORTAM YOK

Yaşanan tüm olumsuzların arasında bu tramvaya şahit olan çocukların dünyasına dikkat çeken Mahmut Aydın, “Şuan Türkiye çocukların yetişmesi açısından sağlıklı bir ortama sahip değil. Bununla birlikte gözleri önünde anne ve babasının muhatap olduğu tutuklama veya gözaltı, çocukların dünyasında ciddi travmalar yaşanmasına neden oluyor. O masum dünyalarında cevabı olmayan bir durum ile karşı karşıyayız.” diyor.

ÇOCUKLAR RUH DÜNYALARI AÇISINDAN HIZLI BÜYÜYORLAR

Çocukların aileler tarafından hem fiziksel hem de ruhsal dünyaları anlamında tam olarak anlaşılamadıklarını vurgulayan Aydın, “Belki de biz çocuk kavramını zihnimizde tam oturtamıyoruz. Bir fiziksel anlamda bir çocuk var bir ruh dünyasında bir çocuk var. Bir de yaşanmışlıklar ve deneyim zenginliği anlamında bir çocuk kavramı var. Deneyim zenginliği kavramını burada ön plana çıkarmamız lazım.

Birkaç yıldır yaşanan zorluklar karşısında çocuklar, ruh dünyaları bakımından çok hızlı yetişiyorlar. Çocukların olayları anlamlandırma ve buna dayalı olarak da tepkiler verme yetisi kazandırıyor. Dışarıdan baktığımız zaman bir çocuk görüyoruz ama ruh dünyalarına baktığımız zaman aslında yaşıtlarından çok daha üzerinde bir kişiyle karşılaşıyoruz.” şeklinde konuştu.



BU SÜRECİ ÇOCUKLAR AÇISINDAN AVANTAJA DÖNÜŞTÜREBİLİRİZ

“Kriz durumu ile karşı karşıyayız” diyen Mahmut Aydın, bu sürecin iyi yönetilmesi gerektiğini ifade ediyor. Sağlıklı rehabilitasyon çalışmaları yapılmazsa gelecekte de yaşam boyunca bu krizin çocukla beraber bir kartopu gibi devam edecek bir etkiye sahip olacağını belirten Aydın, “Kriz kavramını bilinçli ve kasıtlı bir şekilde kullandığımı belirtmek isterim çünkü krizler içlerinde fırsatları a barındırır. Eğer krizleri doğru müdahalelerle rehabilite ederek,  sağlıklı tepkiler ve desteklerle çocuklarda fırsata çevirebilirsek şuan sıkıntılı gibi zannettiğimiz durumları kazanca çevirebiliriz. Yani tamamen yaptığımız destekleyici çalışmaya bağlı.” ifadesini kullandı.

GERÇEK DIŞI İFADELERDEN KAÇINILMALI, HİKÂYE DİLİYLE ANLATILMALI

Özellikle anne veya babası tutuklu olan çocuklara yaşanılan olayı anlatırken “Baban çalışmaya gitti ama ne zaman döneceği belli değil.” Veya “Annen öğretmenlik yapıyor” gibi ifadelerle çocuklara gerçek dışı beyanlarda bulunmanın doğru olmadığını vurgulayan Mahmut Aydın, “Çocuk çok iyi bir alıcıya sahiptir. Dolayısı ile biz anne babalar veya yetişkinler olarak çocuk üzerinde iyi niyetle ortaya koymaya çalıştığımız, sağlıksız ve bilgi kirliliği dediğimiz durum çocuğa katkı sağlamaz tam tersine zarar verir.

İNSANLARA GÜVENİ ZEDELENİR

Bizim çocuklara verdiğimiz bilgilerin mümkün olduğunca doğru olması gerekiyor. Aksi durumda uzun vadede hem anneye hem de babaya ayrıca insanlara güvenini zedelemiş oluruz. Bu şu demek değil. Her şeyi tüm çıplaklığı ile çocuklarla paylaşacağımız anlamına gelmesin. Çocuk sorduğu kadar bilgiye maruz kalmalı. Ayrıca çocuklarda yaşlarına göre özellikle hikâye dilinin kullanılması çok önemli.

Çocukların bir cezaevi olgusunu, bir yurtdışında olma olgusunu veya babanın aileden ayrı yaşama zorunluluğunu tüm çıplaklığı ile değil, hikâyeler üzerinden algılamasını sağlamalıyız. Dolayısı ile yanlış yalan bilgi konuşmak yerine doğru bilgiler tercih etmemiz lazım çünkü uzun vadeli düşünmemiz lazım. Bunu yaparken de sorduğu kadar, anlayabileceği bir dilde, mümkünse bir oyun dili, bir hikâye dili kullanılarak çocukla paylaşılması iyi olacaktır.” dedi.

ONLARI SABIRLA DİNLEMELİYİZ

Yaşanılan süreçte imkan varsa çocukların pedagog veya psikolojik danışman desteği alması gerektiğini belirten Mahmut Aydın, “Bu mümkün değilse öncelikle anne babaların çocukları yargılamadan çocukların duygularını sabırla dinlemesi lazım, buna zemin oluşturması lazım. Bu gerçekten zor bir süreç çünkü sabır gerektirir anne baba açısından. Açıklayıcı sorularla, şu an kendini nasıl hissediyorsun basit ama çok kıymetli bir sorudur.

Aynı şekilde kendimize de sormamız gereken bir soru aslında. Şuan kendimizi nasıl hissediyoruz, şuan çocuğum kendini nasıl hissediyor, bu soruyu sorup mevzu açıldığı zaman, çocuk duygularını paylaştığı zaman, bu bir fırsat, hazine gibi düşünerek eleştirmeden yaklaşarak, yargılamadan sabırla dinlemesi lazım. Ayrıca yaş düzeyine göre oynanan oyunlar üzerinden çocuğun dünyasına girilmeli, bu faydalı olur, bebek oyunları, evcilik gibi oyunlarla çocuk müsaade ettiği ölçüde onun dünyasına girilmelidir.

YAŞANANLAR HAYVAN VEYA BİTKİ FİGÜRLERİ ÜZERİNDEN ANLATILMALI

“Çocukların duygularını paylaşmalarına izin vermek gerekiyor.” diyen Mahmut Aydın, “Hikâye dili dediğimiz bir dil var bu çok önemli. Özellikle kimler aktörse bu yaşantımda, anne, baba, kardeş. Direk insanlardan oluşan bir aile değil de hayvan veya bitki figürleri üzerinden oluşturulacak hikâyeler üzerinden girilebilir.

Anlatmak istediğimiz mesajları zor koşullardayız, şöyle bir süreçten geçiyoruz, şuan baban hapiste demek yerine, çocukların hayal dünyasına kolay girilebilen aslan ailesi veya kedi ailesi gibi figürler üzerinden anlatılmalı. Figür olarak kullandığımız aile üzerinden ‘İşte yavru aslanın babasının şöyle bir kaygısı var onun için şöyle bir şey yapması gerekiyor. Ailesini çok seviyor, çok özlüyor’ gibi, kendimiz üzerinden değil başka varlıklar üzerinden problemi dile getirmek gerekiyor.” dedi.



DUYGULARINI RESMETMESİNİ İSTEYİNİZ

Çocuklara yaşadıkları süreçte bol bol resim çizdirilmesinin çok önemli olduğunu anlatan Mahmut Aydın, “Çocuklara yaşadıklarını resmettirme ve onun üzerinden çocukla birlikte bunları yorumlama, resim duygularını konuşturma büyük katkı sağlayacaktır. Çocuğun ruhundaki örselenmeyi, yıpranmayı çözmezsek şiddet eğilimi veya empati yoksunluğu gibi sorunlarla karşılaşabiliriz.” dedi.

“Çocuklar üzerindeki süreci doğru yönetebilirsek deneyim zenginliği elde etmiş oluruz” diyen Aydın, “Bir çok yaşıtının elde edemediği veya imkan bulamadığı bir deneyim zenginliğini de çocuk elde etmiş olacak. Buda ileri yaşlarda, belki yine yaşıtların nazaran daha deneyimli, daha tecrübeli, hayatta zorluklarla mücadele etme noktasında ciddi anlamda birikimi olan bireyler olmalarına katkı sağlayacaktır.

Olayın başka bir boyutu ise anne ve babanın KHK mağduru olması durumu var. Fişlenmiş ve ötekileştirilmiş bir aile var. Bu durum olumsuz bir olguya sahiptir. Fakat ilanihaye sürecin böyle devam etmeyeceğini hesaplarsak, gelecekte algılar değiştiği zaman, farklı boyuttan bakıldığı zaman çocuklar için travma olmaktan çıkacak, çocuklar tam tersine motive olup gurur duyacakları bir kaynak olacaktır.” dedi.

BABA KAVRAMI SIK SIK HATIRLATILMALI

Yaşanılan olaylar ve gelişmelere bakıldığında filmleri aratmayacak hikâyelerle karşı karşıyayız” diyen Aydın, “ Baba cezaevindeyken doğan çocuklar, babanın uzun tutukluk durumunda baba kavramına uzak bir şekilde dünyada geliyor. Mümkün oldukça çocuğun her görüşe götürülmesi ve babasının varlığının hissettirilmesi gerekiyor. Baba cezaevindeyken doğan ve 2 veya 3 yaşlarında olan çocuklara özellikle resimler üzerinden ‘baban bu ve ilerde birlikte olacağız’ şeklinde anlatılmalı.

Bir diğer dikkat edilmesi gerekli konu baba kavramını öğreteceğiz derken başka kişiye baba denmesine müsaade edilebilir ama buna çok doğru bir yöntem değil. Amca, dayı, dede olabilir çocuk çevreden mutlaka duyacaktır baba kavramını. Eğer biz yeterince resimlerle, videolarla babasını paylaşamazsak çocukla, doğal olarak başka bir yapıya baba demeyi tercih edecektir. Hem buna müsaade etmemek lazım hem de yakınların hayır ben senin baban değilim amcanım, dayınım şeklinde düzeltmeler yapması önemli olacaktır.” dedi.





 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ