Akın Öztürk: 'Darbeyi Hulusi Akar'dan duydum'

Darbe girişimi davasında çapraz sorgusu süren Akın Öztürk kafa karıştıran iddialarını sürdürdü. Öztürk, darbeyi Hulusi Akar'dan duyduğunu savundu
Ankara'da devam eden 15 Temmuz'la ilgili Akıncı Üssü davasında yargılanan ve çapraz sorgusu süren Hava Kuvvetleri eski komutanı Akın Öztürk, darbeyi ilk kez Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar'dan duyduğunu iddia etti.

Öztürk, Akar'ın kendisini Başbakan Binali Yıldırım'a savunurken duyduğunu, Akar'a yardım ettiğini ve bu durumun tanığının da darbeye karıştığı iddia edilen bir başka asker Mehmet Dişli'ye sorulması gerektiğini savundu. 

Darbenin olduğu gece Akıncı Üssü'nde sivil kıyafetli olduğunu, 00.15 gibi geldiği üsde daha sonra kendisine uymayan dar bir üniforma giydiğini belirten Öztürk, darbeden Akar'ın sözleriyle haberdar olduğunu ancak emir astsubayının 21.30 sularında kendisine verdiği bilgiyle yapılanlardan haberdar olduğunu söyledi.

HER ŞEYİ REDDETTİ

Sanık avukatlarından birinin “Diş tedavisine gittiğiniz diş tabibi üsteğmene, ‘Önümüzdeki ay çok sık televizyona çıkabilirim’ dediniz mi?” sorusu üzerine Öztürk, böyle bir beyanda bulunmadığını, sadece Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın revirinde diş tedavisi olduğunu kaydetti. Öztürk, “Bana tanık, yer söyleyin. Hangi diş tabibi? Haberim yok” dedi. Akıncı Üssü’ne girdikten sonra ilk temas kurduğu kişinin üs komutanı Kubilay Selçuk olduğunu, daha sonra da Hulusi Akar ile görüştüğünü, Akar’ın talimatıyla da sadece ikna etmek için bazı generallerle görüştüğünü anlatan Akın Öztürk, “O gün Akar’la birlikte Çankaya Köşkü’ne giden Mehmet Dişli’nin, Yaşar Paşa ve benim bulunduğumuz helikopterin kalkması için 5-10 defa Eskişehir harekât merkezini aradığını biliyorum. Akar’ın, Başbakan ve toplantıdakilere, ‘Siz ne diyorsunuz, gidin ya’ diyerek, benim kendisine yardım etmeye çalıştığımı anlattığını duydum. Tanığı Dişli generaldir, sorun” dedi. Öztürk, Hulusi Akar’ı Çankaya Köşkü’ne götüren helikopterin nasıl ayarlandığını bilmediğini, bu konuda Mehmet Dişli’nin bilgi sahibi olabileceğini söyledi.

AKAR O HELİKOPTERE NASIL BİNDİ?

Akın Öztürk, bir başka soru üzerine Hulusi Akar’da kelepçe izi olup olmadığını bilmediğini, boynundaki çiziği gösterirken de “Ben karşı koyunca oldu” dediğini söyledi. Bir avukatın, “Hulusi Akar, Uğur Kapan gibi herkesi bombalayan birisinin helikopterine nasıl bindi? Hiç mi endişelenmedi, yoksa kendisine bir şey yapmayacağından mı emindi” sorusuna Öztürk, “Hiçbir bilgim yok. Sanki general Dişli daha iyi bilir” karşılığını verdi. Öztürk, bir avukatın “Hulusi Akar, darbe teşebbüsünün üzerinden 400 gün geçtiği halde neden size sahip çıkmıyor” sorusu üzerine bazı şeylerin zamanla değiştiğini, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal’ın da sonradan değişik şeyler söylediğini belirtti. Öztürk, Akıncı Üssü’nde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’a herkesin saygıyla davrandığını, “Darbe yaptık, komutana saygı göstermeyelim” tavrının kimsede olmadığını belirterek, “Hulusi Akar’a herkes bir komutan gibi davranmaya devam ediyordu. Genelkurmay Başkanı’nın da her zaman telefonla görüşme imkânı vardı, Akar’ın kendisi filolara gitme teşebbüsünde olmadı” dedi. Sanıklardan Ömer Faruk Harmancık’ın avukatının “Harmancık ve diğerleri, Genelkurmay Başkanı’nın yanına geldiklerinde, ast üst ilişkisini korur pozisyon devam ediyor muydu? Yoksa gücün kendilerinde olduğu havası mı vardı” sorusunu Öztürk, “Askeri tavır ve davranışları dışında bir milim fark etmediler. Ast üst ilişkileri dışına çıkmadılar” şeklinde yanıtladı.

'YORUM YOK'

Bir avukatın “Akıncı’da rahat dolaştığınız için suçlanıyorsunuz. Ancak Abidin Ünal da sizin kadar rahat davranıyor. Ünal dışarıdayken, sizin burada olmanız çelişki değil mi” sorusuna Akın Öztürk, “Büyük bir çelişki. Aramızda bir fark yok. Kaldı ki ben ellerim cebimde rahatlıkla dolaşmadım. Çok endişeliydim. Abidin Ünal’ın bana yapılan ithamın üyesi olduğunu düşünüyorum. Bombalar emniyete, jandarmaya düşecek ben rahat olacağım... Allah kimseyi böyle bir duruma düşürmesin. O yüzden bana yapılan bu ithamlar yanlış” karşılığını verdi. Öztürk, Abidin Ünal ve Hulusi Akar’ın darbecileri ikna etmek için neden bir şey yapmadıkları sorusuna da “Belki korkmuşlardır, bunlar bir şey yapar diye” yanıtını verdi. Salondaki ekranlara Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ın üs koridorunda arkasında asker olduğu halde yürürken, ardından da dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Yaşar Güler’in gözleri bağlı, kollarına askerler girmiş vaziyette görüntüleri yansıtıldı. “Görüntüye bakarak, suçtan mağduriyetleri konusunda nasıl bir değerlendirmeniz var” sorusuna Öztürk, “Genelkurmay Başkanı’nı götürmek, enternenin dik âlâsıdır. İster kucağında götürsün, ister tabancayla götürsün. Abidin Paşa’nın görüntüsünü ilk defa görüyorum. Onun görüntüsünün onlar gibi olmadığı ortada. Yorum yapmak istemiyorum” ifadelerini kullandı.

'BEN DE CAN KORKUSU ÇEKTİM'

Öztürk, YAŞ üyeliğine nasıl atandığı sorusuna da “Cumhurbaşkanı ve Başbakan, ‘Abidin Ünal’ı Hava Kuvvetleri Komutanı yapmaya karar verdik’ diyerek, benim YAŞ üyesi olmama karar vermişler. Ben de selam durarak, bu karara saygı duydum” dedi.

“Darbecileri engellemek için ikna edemediğiniz kişileri çekip vurmayı düşündünüz mü” sorusuna sanık Öztürk, “Hayır. Benim can korkusu çekmediğimi nasıl söylersiniz? Kim darbeci, kim değil belli değil. Birinci önceliğim Genelkurmay Başkanı’nın emirlerini almaktı. Emrinin gereğini yaptım. Gidip darbeci şahıslarla konuştum, ben kendimi uçakların önüne atamazdım ki” karşılığını verdi. “Darbecilerle yaptığınız istişarelerde, baktınız olmuyor, çekip hepsini vursaydınız ne olurdu? Yine burada olur muydunuz” sorusuna Öztürk, herkesi vurmasının mümkün olmadığını belirterek “Ölmüş olurdum” dedi. Öztürk, Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın, “Komuta kademesi kışlalardan çıkılmayacak emri verse bu teşebbüs gerçekleşemezdi” şeklindeki ifadesine katıldığını söyledi. 
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ